Security Dilemma ve Defensive Realism Arasındaki Fark

Uluslararası ilişkiler teorisinde Security Dilemma (Güvenlik İkilemi) kavramı, realist düşüncenin en kalıcı tartışma alanlarından biridir. Ancak bu kavram, her realist tarafından aynı biçimde yorumlanmaz. Özellikle Defensive Realism (Savunmacı Realizm) akımı, güvenlik ikilemini savaşın zorunlu değil, önlenebilir bir sonucu olarak ele alır. Bu bakış açısı, klasik realizmden ve daha sonra ortaya çıkan Offensive Realism (Saldırgan Realizm) yaklaşımından önemli ölçüde ayrılır.

Kavramsal Çerçeve

Defensive Realism, 1970’lerin sonlarında Kenneth N. Waltz’un “Theory of International Politics” (1979) adlı eseriyle sistematik hale gelmiştir. Waltz, devletlerin uluslararası sistemde güvenliği maksimize etmeye, yani hayatta kalmaya odaklandığını; güç biriktirmenin ise bu güvenliği sağlamak için araç niteliğinde olduğunu savunmuştur.

Bu noktada “güvenlik ikilemi”, Waltz’un düşüncesinde yapısal bir olgudur ama kaçınılmaz değildir. Devletler, diğerlerinin niyetlerini doğru okuyabilir, yanlış algılamaları azaltabilir ve savunma-odaklı stratejiler geliştirirse, güvenlik ikileminin şiddetini azaltabilirler.

Dolayısıyla Defensive Realism, Herz ve Butterfield’ın ortaya koyduğu güvenlik ikilemini bir “doğal kader” değil, yönetilebilir bir durum olarak yorumlar.

Security Dilemma ve Offensive Realism Karşılaştırması

Daha sonra John J. Mearsheimer tarafından geliştirilen Offensive Realism (2001), uluslararası sistemin anarşik doğasının devletleri güç maksimize etmeye zorladığını iddia eder. Mearsheimer’a göre güvenlik ikilemi, yalnızca yanlış anlamadan değil, sistemin doğasından kaynaklanan rekabetten beslenir; bu yüzden kaçınılmazdır.

Defensive Realism ise tam tersine, aşırı güç biriktirmenin ters tepeceğini ve diğer devletlerin dengeleyici koalisyonlar kurarak tehdit algısını büyüteceğini savunur. Başka bir deyişle, savunmacı realistlere göre, “daha fazla güvenlik” arayışı bir noktadan sonra “daha az güvenlik” yaratır — bu, güvenlik ikileminin paradoksal özüdür.

Kavramın Uygulamalı Örnekleri

  1. Soğuk Savaş Dönemi (1947–1991)
    Waltz’a göre Soğuk Savaş, güvenlik ikileminin yönetilebildiği bir dönemdir. Çünkü iki kutuplu sistem (ABD – SSCB) istikrar sağlamıştır. Her iki tarafın da nükleer kapasitesi, birbirine doğrudan saldırmayı irrasyonel hale getirmiştir (Waltz, 1979). Defensive Realism’e göre bu durum, caydırıcılığın güvenliği koruyabildiğini gösterir.
  2. Kuzey Kore’nin Nükleer Programı (2000–günümüz)
    Defensive realist bakışla Kuzey Kore’nin nükleerleşmesi, saldırganlık değil güvenlik arayışıdır. Ancak diğer devletler (özellikle ABD ve Japonya) bu adımı tehdit olarak algıladığında, klasik bir güvenlik ikilemi devreye girer. Bu durum, Waltz’un öngördüğü “algısal denge”nin bozulduğunu gösterir.
  3. NATO – Rusya İlişkileri (1990 sonrası)
    NATO’nun genişlemesi Rusya tarafından saldırgan bir kuşatma olarak yorumlanmış; Rusya’nın buna karşılık Ukrayna’da askerî adımlar atması da Batı için tehdit algısı yaratmıştır. Bu örnek, güvenlik ikileminin “niyet ile algı arasındaki boşluk”tan nasıl beslendiğini somutlaştırır.

Analitik Değerlendirme

Defensive Realism, güvenlik ikilemini algısal, yönetilebilir ve stratejik bir süreç olarak görür. Herz’in orijinal kavramsallaştırması, daha çok insan doğasından ve güvensizlikten kaynaklanan bir döngüye vurgu yaparken; Waltz ve onu izleyen düşünürler bu döngüyü sistem düzeyinde açıklamış ve devletlerin rasyonel davranışlarıyla bu döngünün yumuşatılabileceğini savunmuşlardır.

Bu yönüyle Defensive Realism, uluslararası ilişkilerde “korku”yu tamamen ortadan kaldıramasa da öngörülebilir ve yönetilebilir güvenlik politikaları oluşturmanın teorik zeminini sağlar. Özellikle 21. yüzyılda enerji güvenliği, siber tehditler ve yapay zekâ tabanlı savunma sistemleri gibi alanlarda güvenlik ikilemi hâlâ geçerliliğini korumaktadır.

Kaynakça

Jervis, R. (1978). Cooperation under the Security Dilemma. World Politics, 30(2), 167–214.
Butterfield, H. (1951). History and Human Relations. London: Collins.
Herz, J. H. (1950). Idealist Internationalism and the Security Dilemma. World Politics, 2(2), 157–180.
Mearsheimer, J. J. (2001). The Tragedy of Great Power Politics. New York: W.W. Norton.
Waltz, K. N. (1979). Theory of International Politics. Reading, MA: Addison-Wesley.
Glaser, C. L. (1997). The Security Dilemma Revisited. World Politics, 50(1), 171–201.

Back to site top