Sky ECC Nedir? Dijital Dünyanın En Büyük Suç Operasyonu ve Türkiye Bağlantısı
Dijital çağda organize suç, fiziksel sokaklardan “karanlık ağlara” ve şifreli mesajlaşma platformlarına taşındı. Bu platformların en ünlüsü olan ve bir dönem “hacklenemez” denilen Sky ECC, 2021 yılında düzenlenen dev bir operasyonla çökertildiğinde, dünya genelinde binlerce suç ağı deşifre oldu. Peki, Sky ECC tam olarak nedir, neden bu kadar önemliydi ve Türkiye bu denklemin neresinde yer alıyor?
Sky ECC Nedir? “Kırılamaz” Denilen Dijital Kale
Sky ECC, Kanada merkezli Sky Global firması tarafından geliştirilen, sadece şifreli iletişim kurmak üzere tasarlanmış özel bir ekosistemdir. Standart mesajlaşma uygulamalarından (WhatsApp, Telegram vb.) farkı, sadece yazılım değil, aynı zamanda modifiye edilmiş donanımlar sunmasıydı.

Teknik Özellikleri:
- Modifiye Edilmiş Cihazlar: iPhone, BlackBerry veya Google Pixel cihazların mikrofon, kamera ve GPS özellikleri fiziksel olarak sökülerek kullanıcıya teslim ediliyordu. Amaç, fiziksel takibi imkansız hale getirmekti.
- 521-bit ECC Şifreleme: Uygulama adını aldığı “Elliptic Curve Cryptography” (Eliptik Eğri Kriptografisi) teknolojisini kullanıyordu. Bu şifreleme, günümüzün süper bilgisayarlarıyla bile çözülmesi imkansız bir güvenlik seviyesi vaat ediyordu.
- Panik Şifresi: Polisin cihazı ele geçirmesi durumunda, önceden belirlenen bir “panik şifresi” girildiğinde cihaz saniyeler içinde tüm verileri geri döndürülemez şekilde siliyordu.
Büyük Operasyon: Sanal Kale Nasıl Yıkıldı?
Mart 2021’de Belçika, Hollanda ve Fransa emniyet güçleri, Europol koordinasyonunda tarihin en büyük siber operasyonlarından birine imza attı. Sky ECC’nin şifreleme anahtarlarının dağıtıldığı ana sunuculara sızan kolluk kuvvetleri, yaklaşık 1 milyar şifreli mesajı deşifre etmeyi başardı.
Bu operasyon sadece bir yazılımın sonu değil, aynı zamanda uyuşturucu baronları, silah kaçakçıları ve kara para aklayan dev şebekelerin “operasyonel merkezinin” polisin eline geçmesi anlamına geliyordu.
Türkiye Açısından Önemi: “Güvenli Liman” İllüzyonu

Sky ECC verilerinin deşifre edilmesi, Türkiye’nin uluslararası organize suç haritasındaki kritik yerini de gün yüzüne çıkardı. Veriler, birçok uluslararası suç figürünün Türkiye’yi bir lojistik ve finansal merkez olarak kullandığını kanıtladı.
Kritik Vakalar:
- “Bolle Jos” (Tombul Jos) – Joseph Johannes Leijdekkers: Hollanda’nın en çok aranan uyuşturucu baronu Leijdekkers’in, Türkiye’de sahte kimliklerle lüks bir yaşam sürdüğü ve Avrupa’daki kokain trafiğini buradan yönettiği anlaşıldı. Sky ECC mesajları, paraların Kapalıçarşı üzerinden “Hawala” sistemiyle nasıl aklandığını tek tek belgeledi.
- “Kara Mamba” – Isaac Bignan: Leijdekkers’in sağ kolu olduğu belirtilen Bignan, Sky ECC’den elde edilen anlık istihbarat sayesinde Isparta’da yakalandı. Bu operasyon, Türk polisinin uluslararası verileri sahada başarıyla kullandığının en somut örneği oldu.
- Yerel Suç Örgütleri: Deşifre edilen mesajlar, yabancı baronların Türkiye’deki yerel ağlarla, döviz bürolarıyla ve bazı liman görevlileriyle olan bağlantılarını da ortaya döktü.
Hukuki Tartışma: Sky ECC Mesajları Delil Sayılır mı?
Sky ECC verileri, Türk Ceza Muhakemesi Hukuku açısından da sismik bir etki yarattı. Tartışmanın merkezinde şu sorular yer alıyor:
- CMK 134 ve 135 Çıkmazı: Türkiye’de bir telefonun dinlenmesi için hakim kararı gerekirken, Sky ECC verileri toplu bir “hackleme” operasyonuyla elde edildi. Bu durum, “özel hayatın gizliliği” ve “hukuka aykırı delil” tartışmalarını beraberinde getiriyor.
- ByLock ile Farkı: Yargıtay, ByLock’u “FETÖ üyeliği için kesin delil” saymıştı. Ancak uzmanlar Sky ECC’nin ticari bir ürün olduğunu, suçlu olmayan iş insanlarının da kullanmış olabileceğini, bu yüzden sadece uygulamanın varlığının suç için yeterli olmayacağını savunuyor.
- Delil Bütünlüğü (Hash Değeri): Savunma avukatları, mesajların ham hallerinin (raw data) ve değiştirilmediğini kanıtlayan dijital imzalarının (hash) dosyaya sunulmamasını eleştiriyor.
Sonuç: Organize Suçun Yeni Gerçekliği
Sky ECC’nin çöküşü, suç dünyasında ve bu suç dünyasının kolkola olduğu siyasilerde bir “dijital deprem” etkisi yarattı. Suçlular artık hiçbir dijital platformun %100 güvenli olmadığını biliyor. Türkiye için ise bu süreç, uluslararası suçla mücadelede yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Türkiye, artık suç gelirlerinin aklandığı bir durak değil, bu ağların deşifre edildiği aktif bir mücadele alanı haline gelmiş durumda.




















