Üsküdar Vapuru Faciası

Körfez’in Dinmeyen Sızısı: 1 Mart 1958 Üsküdar Vapuru Faciası

1 Mart 1958 Cumartesi günü, İzmit Körfezi sadece karanlık bir fırtınaya değil, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ölümcül sivil deniz kazasına tanıklık etti. İzmit-Gölcük seferini yapan 72 baca numaralı Üsküdar Vapuru, yüzlerce yolcusuyla birlikte sulara gömüldüğünde, geride binlerce ailenin bitmek bilmeyen yasını bıraktı.

Facianın Arka Planı: Eğitim Yolunda Bir Yolculuk

1950’li yıllarda Kocaeli’nin sahil ilçeleri olan Gölcük ve Karamürsel’de lise bulunmuyordu. Bu bölgelerdeki gençler, eğitim almak için her gün deniz yoluyla İzmit’e gelmek zorundaydı. O gün cumartesiydi ve okullar yarım gündü. Öğle saatlerinde dersleri biten İzmit Lisesi ve İzmit Sanat Okulu öğrencileri, evlerine dönmek için iskeleye akın etti. Vapur, kapasitesinin çok üzerinde bir kalabalıkla, çoğunluğu çocuk yaştaki öğrencilerden oluşan yolcularıyla demir aldı.

10 Dakikalık Kader Değişimi

Hava sabah saatlerinde durgun olsa da öğlene doğru ani bir fırtına belirtisi baş göstermişti. Üsküdar Vapuru, normal hareket saati olan 12:30’dan yaklaşık 10 dakika önce, Kaptan Mehmet Aşçı’nın fırtınaya iskelede yakalanmamak ve geminin iskeleye çarpıp parçalanmasını önlemek amacıyla erken hareket etmesiyle yola çıktı. Ancak bu karar, vapurun açıkta “70-90 km hızla esen” bir kasırgaya yakalanmasına neden oldu.

İhmaller Zinciri ve Teknik Yetersizlikler

Üsküdar Vapuru, 1927 yılında Almanya’da inşa edilmiş, 31 yaşında köhne bir gemiydi. Facia sonrası yapılan incelemeler ve tanık ifadeleri sarsıcı gerçekleri ortaya koydu:

Gemi Modifikasyonları: Vapurun orijinal projesine aykırı olarak sonradan eklenen salonlar ve yükseltilen yapılar, geminin dengesini (stabilite) bozmuştu.
Kaptan Köşkü’nün Kopması: Fırtınanın şiddetiyle ahşap ağırlıklı olan kaptan köşkü yerinden koparak denize uçtu. Kumandası kaybedilen vapur, dev dalgalar karşısında savunmasız kalarak kısa sürede alabora oldu.
Açık Kapaklar: Kömür ve havalandırma kapaklarının açık olması, vapurun hızla su almasına ve dakikalar içinde batmasına neden oldu.
Uyarıların Göz Ardı Edilmesi: Yerel basının (Bizim Şehir Gazetesi) olaydan aylar önce “Faciaya davetiye çıkarıyoruz” manşetleriyle yaptığı uyarılar ve yolcuların vapurun bakımsızlığına dair şikayetleri yetkililerce dikkate alınmamıştı.

O Anın Dehşeti ve Kurtarma Çalışmaları

Görgü tanıkları, vapurun batışını “Göz gözü görmeyen bir toz duman içinde Kaptan Köşkü’nün uçuşu” olarak anlatıyor. Donanma Komutanlığı’ndan yardıma gelen gemiler ve denizaltılar, dondurucu soğuktaki Körfez sularında can pazarı yaşayanları kurtarmaya çalıştı. Ancak fırtına o kadar şiddetliydi ki yardıma giden flikalar bile ilerlemekte güçlük çekiyordu. Sadece 40 civarında yolcu kurtulabildi.

Kayıplar ve Sosyal Etkiler

Resmi rakamlara göre 392 kişi hayatını kaybetti; ancak tanıklar ve bazı kaynaklar bu sayının 400 ile 500 arasında olduğunu belirtmektedir. Kayıpların büyük kısmının öğrenci olması nedeniyle Kocaeli’de o dönem bir nesil neredeyse yok oldu.

Bu facianın ardından bölgedeki eğitim ihtiyacı tekrar gözden geçirilmiş ve Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi kurulmuştur.

İzmit halkı, uzun süre “balıklar cesetleri yiyor” düşüncesiyle denizden ve balıktan uzak kalmıştır.
Unutulmayan Bir Miras

Üsküdar Vapuru Faciası, sadece bir doğa olayı değil, “örgütlü bir liyakatsizlik ve ihmal” olarak tarihe geçmiştir. Bugün hala her 1 Mart’ta Kocaeli halkı iskelede toplanarak, hayatını kaybeden “deniz şehitlerini” Körfez’e çiçekler bırakarak anmaya devam ediyor.

Kaynaklar:
Üsküdar Vapuru Faciası’nın acısı hala yüreğimizde
Vikipedi – Üsküdar Vapuru Faciası
Vapur | 1 Mart Üsküdar Vapur Faciası | Belgesel Film
Üsküdar Vapuru Faciası Belgeseli
| 1 Mart 1958 | WAS

Back to site top