Dijital Çağın Yeni Pandemisi: Abonelik Yorgunluğu (Subscription Fatigue)
Fransız Kralı XIV. Louis’nin maliye bakanı Jean-Baptiste Colbert’in vergi toplama sanatı üzerine meşhur bir sözü vardır: “Vergilendirme sanatı, kazı bağırtmadan en fazla tüyü koparabilmektir.” Modern dünyada bu strateji artık sadece devletlerin vergi politikalarında değil, dev teknoloji ve medya şirketlerinin “abonelik” modellerinde de karşımıza çıkıyor. Tüketiciyi ürkütmeden, her ay “küçük” meblağlarla cüzdanlara sızan bu sistem, artık bağırtma noktasına gelmiş durumda. Dijital ekosistemin bu yeni çıkmazına literatürde “Abonelik Yorgunluğu” (Subscription Fatigue) deniyor.
Kavramın Kökeni: İlk Kim, Ne Zaman Kullandı?
“Abonelik Yorgunluğu” terimi, 2010’ların ortalarından itibaren teknoloji gazeteciliği ve pazar analizi raporlarında şekillenmeye başladı. Ancak kavramın popülerleşmesi ve literatüre yerleşmesi, 2019 yılında içerik platformlarının (Disney+, Apple TV+, HBO Max vb.) sayısının hızla artmasıyla gerçekleşti.

Kavramı bugünkü anlamıyla geniş kitlelere duyuran ilk önemli kaynaklardan biri, Deloitte tarafından yayımlanan “Digital Media Trends” raporlarıdır. Özellikle 2019 yılında yayımlanan 13. baskıda, tüketicilerin yönetmek zorunda oldukları hizmet sayısından dolayı “yorgunluk” belirtileri gösterdiği verilerle ortaya konmuştur. Sektörel bazda ise içerik stratejisti Hilary Slavin ve çeşitli Forbes yazarları, 2017-2018 yıllarında bu durumu finansal ve psikolojik bir risk olarak tanımlamışlardır.
Abonelik Yorgunluğu Nedir? Neyi İfade Eder?
Abonelik yorgunluğu; tüketicinin çok fazla süreli hizmete abone olması sonucunda hissettiği bilişsel yük, karar verme felci ve finansal kaygı durumunu ifade eder. Bu durum sadece toplam maliyetle ilgili değildir; aynı zamanda şu üç temel sorunu kapsar:
- İçerik Parçalanması: İzlemek istediğiniz üç farklı dizi için üç farklı platforma abone olma zorunluluğunun yarattığı bıkkınlık.
- Karar Verme Güçlüğü: Onlarca kütüphane arasında ne izleyeceğine karar verememe hali (Paradox of Choice).
- Yönetim Zorluğu: Fatura takibi, şifre yönetimi ve iptal süreçlerinin karmaşıklığı.
Pandemi Etkisi ve Pazarın İştahı
Netflix’in öncülüğünde başlayan bu süreç, özellikle pandemi döneminde insanların eve kapanmasıyla altın çağını yaşadı. Bu karlı ortam, devlerin iştahını kabarttı; Disney, HBO, Apple ve Amazon gibi devler kendi kapalı ekosistemlerini kurarak pastadan pay almak için streaming (akış) platformlarına yöneldi. Ancak bu durum, tüketicinin sınırsız bir bütçeye sahip olduğu yanılgısına dayanıyordu.
Bugün gelinen noktada, kullanıcılar bir tercih yapmak zorunda. Yeni çağın bu döneminde, herkes ihtiyaçlarını öncelik sırasına koymakla yükümlü. Hangi servisin “gereklilik”, hangisinin “eğlence”, hangisinin ise “harcanabilir” olduğuna dair sert bir eleme süreci başladı.




















