İstanbul’da Yeni Nesil Organize Suçun Yükselişi: Sosyo-Dijital Dönüşüm ve Ultra-Şiddet Sarmalı
İstanbul, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla geleneksel mafya yapılarından radikal bir kopuşu temsil eden, “ultra-şiddet” eğilimli ve dijital tabanlı yeni bir suç dalgasının merkez üssü haline gelmiştir. Ocak 2026 tarihinde Le Monde tarafından yayımlanan kapsamlı araştırma, kentin arka mahallelerinden yükselen ve sınırları aşarak Avrupa’ya yayılan bu yeni nesil gençlik çetelerinin, sadece bir asayiş sorunu değil, aynı zamanda derin bir sosyolojik ve kurumsal krizin yansıması olduğunu ortaya koymaktadır. Bu rapor, İstanbul merkezli çocuk ve gençlik çetelerinin evrimini, dijital dünyayı bir operasyonel karargah olarak kullanma stratejilerini, uyuşturucu ekonomisiyle olan bağlarını ve devletin bu karmaşık ağlara karşı yürüttüğü mücadelenin anatomisini incelemektedir.

Organize Suçun Paradigma Değişimi: Hiyerarşiden Ağ Yapısına
Türkiye’deki organize suç dünyası, 1990’lı yılların hiyerarşik ve belirli bir “racon” üzerine kurulu mafya modelinden, 2020’li yılların akışkan, merkeziyetsiz ve şiddeti bir marka kimliği olarak pazarlayan ağ yapılarına evrilmiştir. Bu dönüşümün temel aktörleri, kendilerini çizgi film karakterleri veya popüler kültür ikonlarıyla tanımlayan “Daltonlar”, “Casperlar”, “Red Kitler” ve “Çirkinler” gibi gruplardır. Bu yapıların geleneksel mafyadan en keskin farkı, yaş ortalamasının dramatik şekilde düşmüş olması ve şiddetin artık bir araç değil, bir amaç haline gelmesidir.
Eskiden suç örgütleri gizliliği bir hayatta kalma stratejisi olarak benimserken, yeni nesil çeteler güçlerini sosyal medya üzerinden sergilemekte, infazlarını dijital platformlarda canlı yayınlamakta veya video kliplerle estetize etmektedir. Bu durum, suçun “görünürlüğü” üzerinden bir caydırıcılık ve itibar inşa etme sürecidir. Özellikle Barış Boyun grubu, İstanbul’un Beyoğlu ve Kasımpaşa gibi tarihi merkezlerinde doğarak, bu dijital şiddet modelinin öncüsü olmuştur.
Çete Yapılarının Sosyo-Demografik Karşılaştırması
Yeni nesil çeteler, üyelerini genellikle toplumun en kırılgan kesimlerinden, özellikle İstanbul’un sosyo-ekonomik açıdan dışlanmış mahallelerinde yaşayan 14-17 yaş aralığındaki çocuklardan ve 20’li yaşlarındaki gençlerden devşirmektedir. Bu gençlerin önemli bir kısmının Kürt kökenli olması ve yoksulluk, sosyal dışlanma gibi faktörlerle suça itilmesi, suçun sosyolojik zeminini daha da karmaşık hale getirmektedir.
| Özellik | Geleneksel Mafya (1990-2010) | Yeni Nesil Çeteler (2020-2026) |
| Yaş Grubu | 30-50 yaş arası yetişkinler | 14-25 yaş arası gençler ve çocuklar |
| Hiyerarşi | Katı, piramit yapı | Esnek, ağ tabanlı, merkeziyetsiz |
| Görünürlük | Gizlilik ve yer altı faaliyetleri | Sosyal medya üzerinden yoğun tanıtım |
| Ana Gelir Kaynağı | Kaçakçılık, ihale fesadı, haraç | Sentetik uyuşturucu, dijital dolandırıcılık, kiralık suikast |
| İletişim | Yüz yüze görüşme, kuryeler | Telegram, TikTok, şifreli mesajlaşma |
Dijital Yerlilerin Suç Ekosistemi: Sosyal Medya ve Radikalleşme
Gençlerin dijital mecralarda geçirdiği vaktin artması, suç örgütleri için devasa bir manipülasyon alanı yaratmıştır. Türkiye’de gençlerin %94,8’inin sosyal medya hesabına sahip olması ve %37,1’inin yüksek düzeyde ekran bağımlılığı sergilemesi, çetelerin hedef kitlesine ulaşmasını kolaylaştıran temel unsurdur. TikTok ve Instagram gibi platformlar, silahların, lüks arabaların ve balyalarla paraların sergilendiği bir “başarı” illüzyonu yaratarak, geleceği olmayan gençler için bu yaşam tarzını tek kurtuluş yolu gibi sunmaktadır.
TikTok ve Telegram: Operasyonel Karargahlar
TikTok uygulaması, özellikle Daltonlar gibi grupların en aktif olduğu ve en geniş kitlelere ulaştığı platformdur. Yapılan içerik analizleri, bu platformun sadece bir tanıtım mecrası değil, aynı zamanda rakip çetelere tehdit savurma ve “kiralık katil” devşirme alanı olarak kullanıldığını göstermektedir. Telegram ise şifreli yapısı sayesinde, saldırıların planlandığı, eğitim videolarının paylaşıldığı ve lojistik desteğin koordine edildiği bir “dark net” alternatifi işlevi görmektedir.
| Gençlik Medya Kullanım İstatistikleri (2025) | Değer |
| Sosyal Medyada Günlük Ortalama Süre | 2 Saat 32 Dakika |
| İnterneti Mesajlaşmak İçin Kullanan Gençler | %95,5 |
| Herkese Açık Profil Kullanan Gençler | %40 |
| Ailesinden Gizli Sosyal Medya Hesabı Olanlar | %17,7 |
| TikTok’ta İncelenen Daltonlar İçerik Sayısı | 158 |
Bu istatistiksel veriler, suçun dijitalleşmesinin sadece teknik bir değişim değil, gençlerin bilişsel dünyasını hedef alan bir strateji olduğunu kanıtlamaktadır. Sosyal medyada yapılan bir paylaşımın beğeni almaması durumunda hissedilen kötü duygu hali veya aşırı sinirlilik, gençlerin bu platformlardaki onay mekanizmalarına ne kadar bağımlı olduğunu ve bu bağımlılığın suç örgütleri tarafından nasıl sömürüldüğünü açıklamaktadır.
“Kamikaze Dronları”: Motosikletli Suikast Timleri ve Şiddetin Sıradanlaşması
Yeni nesil çetelerin en ürkütücü inovasyonu, “kamikaze dronları” olarak adlandırılan motosikletli suikast timleridir. Bu timler, genellikle kasklı ve plakasız motosikletlerle hedef kişiye yaklaşarak seri ateş açmakta ve saniyeler içinde olay yerinden uzaklaşmaktadır. 2023 yılında Türkiye genelinde 1.735 olan motosikletli silahlı saldırı sayısı, alınan yoğun polisiye önlemlerle 2025 yılında 213’e kadar geriletilmiş olsa da, bu yöntemin psikolojik etkisi hala oldukça yüksektir.
Bu saldırıların faili olan çocukların “harcanabilir” olarak görülmesi, çete liderlerinin yargıdan kaçma stratejisinin bir parçasıdır. Suça sürüklenen çocuklar, yaşlarının küçüklüğü nedeniyle aldıkları cezaların infaz rejimindeki avantajlarından yararlanmakta veya liderler tarafından “kahraman” olarak lanse edilerek hapishanede de çeteye bağlı tutulmaktadır. Örneğin, Bağcılar’da bir sanığın 293 yıl hapis cezasına çarptırılması, yargının bu yeni nesil suç dalgasına karşı en üst sınırdan tepki verme eğiliminde olduğunu göstermektedir.
Şiddet Mekanları: Hastanelerden Eğlence Merkezlerine
Şiddetin sınır tanımazlığı, Ağustos 2024 sonlarında Bahçelievler Devlet Hastanesi önünde yaşanan olayla zirve yapmıştır. Casperlar çetesi üyelerinin, yaralı bir rakiplerini infaz etmek amacıyla hastane binasına ateş açması; bir polisin, iki jandarmanın, bir güvenlik görevlisinin ve bir sivilin yaralanmasına neden olmuştur. Bu eylem, suçun artık mahalle kavgalarının ötesine geçerek kamu güvenliğini doğrudan tehdit eden radikal bir terörize etme biçimine dönüştüğünü kanıtlamaktadır.
Uyuşturucu Ekonomisi: Metamfetamin ve Finansal Güç
İstanbul’daki gençlik çetelerinin büyümesinin arkasındaki ana motor, metamfetamin başta olmak üzere sentetik uyuşturucu trafiğindeki patlamadır. Geleneksel uyuşturucu rotalarının dönüşümü ve Türkiye’nin bir üretim/dağıtım merkezi haline gelmesi, bu gençlik gruplarına devasa bir nakit akışı sağlamıştır. 2025 yılının ilk 10 ayında 76 milyar lira değerindeki suç varlığına el konulması, bu ekonominin ulaştığı boyutları çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.
| Uyuşturucu ve Suç Ekonomisi Verileri (2025 Ocak-Ekim) | Miktar / Değer |
| El Konulan Mal Varlığı Değeri | 76 Milyar TL |
| Ele Geçirilen Uyuşturucu Madde | 37,9 Ton |
| Ele Geçirilen Uyuşturucu Hap Sayısı | 112 Milyon+ |
| Narkotik Suçlardan Tutuklanan Kişi Sayısı | 35.226 |
| KOM ve Narkotik Operasyonlarında Çökertilen Örgüt | 552 |
Bu ekonomik güç, çetelerin sadece silahlanmasını değil, aynı zamanda mahallelerde bir “alternatif sosyal yardım” mekanizması kurmasını da sağlamaktadır. Yoksul ailelere yapılan yardımlar veya gençlere sağlanan lüks tüketim imkanları, devletin sosyal politikalarının zayıf kaldığı bölgelerde çetelerin meşruiyet kazanmasına yol açmaktadır.
Barış Boyun ve Daltonlar: Bir Organize Suç İhracatı
İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde, Malatya doğumlu Barış Boyun liderliğinde kurulan yapı, Türkiye’nin en tehlikeli organize suç örgütlerinden birine dönüşmüştür. Boyun’un şu an İtalya’da tutuklu bulunması, örgütün faaliyetlerini engellememiş; aksine örgüt, liderinin “uluslararası mağduriyet” imajını kullanarak daha da radikalleşmiştir. Örgütün sahadaki en önemli kolu olan Daltonlar, Berat Can Gökdemir (Can Dalton) liderliğinde İstanbul’un Yenibosna hattında hakimiyet kurmuştur.
Bu grupların etkisi Türkiye sınırlarını çoktan aşmıştır. İspanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Polonya gibi ülkelerde bu gruplara mensup kişilerin karıştığı silahlı çatışmalar ve infazlar, Türk mafyasının Avrupa suç ekosisteminde merkezi bir oyuncu haline geldiğini göstermektedir.Özellikle İspanya, bu çetelerin rakiplerinden kaçmak veya uyuşturucu rotalarını denetlemek için kullandığı kritik bir üs haline gelmiştir.
Uluslararası Operasyonlar ve Yakalamalar
| Tarih | Konum | Olay / Kişi |
| Eylül 2024 | Varşova, Polonya | Sinan Memi’nin yakalanması ve iadesi |
| Kasım 2024 | Sofya, Bulgaristan | Atakan Avcı’nın yakalanması ve iadesi |
| Mayıs 2025 | Selanik, Yunanistan | Yunan istihbaratına yönelik saldırı iddiası ve 6 tutuklama |
| Ocak 2026 | İstanbul, Türkiye | Kuyu-36 kapsamında B.B. ve B.C.G. gruplarına 157 gözaltı |
Bu veriler, İstanbul merkezli suç yapılarının artık yerel bir asayiş meselesi olmaktan çıkıp, küresel bir güvenlik tehdidine dönüştüğünü teyit etmektedir.
Kurumsal Erozyon ve Hukukun Üstünlüğü Tartışmaları
Araştırmalar, bu suç örgütlerinin yükselişini sadece ekonomik nedenlere değil, aynı zamanda Türkiye’deki kurumsal aşınmaya ve hukukun üstünlüğündeki gerilemeye bağlamaktadır.Hükümetin meşru muhalefeti bastırmaya odaklanırken adi suçlarla mücadelede zafiyet gösterdiği, hatta bazı geleneksel mafya liderleriyle kurulan örtülü ittifakların bu yeni nesil gruplar için uygun bir zemin hazırladığı iddia edilmektedir.
Özellikle 2025 yılında İstanbul Mayor’un ve 2028 başkan adayının gözaltına alınması sırasında yaşanan sosyal medya kısıtlamaları (throttling), devletin önceliklerinin tartışılmasına neden olmuştur. X, TikTok, Instagram ve Telegram gibi platformların 42 saat boyunca yavaşlatılması, sadece bilgi akışını kesmekle kalmamış, aynı zamanda suç örgütlerinin dijital takibini de zorlaştırmıştır.
Adalet Sisteminin Yanıtı: SSÇ ve İnfaz Rejimi
Suça sürüklenen çocukların (SSÇ) yargılanması süreci, Türk hukuk sisteminin en zorlu alanlarından biridir. 2026 itibarıyla Türkiye’deki hapishanelerde 4.682 minörün (18 yaş altı) bulunması, suçun rehabilitasyonu noktasında büyük bir başarısızlığa işaret etmektedir.Uzmanlar, çözümün çocukları “yetişkin gibi” yargılayıp ağır cezalara çarptırmak değil, onları suça iten sosyal çevreden koparacak ve ekonomik bağımlılıklarını bitirecek yapısal reformlar olduğunu vurgulamaktadır.
Devletin “Kuyu” Operasyonları: Stratejik Taarruz
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya liderliğinde yürütülen “Kuyu” operasyonları, 2025 ve 2026 yıllarında suç örgütlerine karşı topyekun bir savaşın ifadesi olmuştur. Bakanlığın verilerine göre, 2022 yılında İstanbul’da aylık ortalama 9.045 olan kişilere karşı işlenen katalog suç sayısı, 2025 yılında %21,2 oranında gerileyerek 7.130’a düşmüştür. Bu düşüşte, suç örgütlerinin mali kaynaklarına el konulması ve lider kadrolarının yurt dışında olsalar dahi Interpol üzerinden takibe alınması kritik rol oynamıştır.
| Operasyonel İstatistikler (Ocak 2025) | Emniyet Genel Müdürlüğü Verisi |
| Toplam Operasyon Sayısı | 1.643 |
| Adli İşlem Yapılan Şüpheli | 2.253 |
| Tutuklanan Şahıs Sayısı (Asayiş) | 55 |
| Gözaltına Alınan Şahıs (Narkotik) | 1.090 |
| Tutuklanan Şahıs (Narkotik) | 2.485 |
Ocak 2026’da gerçekleştirilen Kuyu-5 ve Kuyu-36 operasyonları, örgütlerin sadece İstanbul’da değil, Anadolu’nun farklı illerinde (Hatay, Ankara, Çankırı, Konya) kurdukları şubelerin de hedef alındığını göstermektedir. Kuyu-36 operasyonunda 157 şüphelinin birden adliyeye sevk edilmesi, devletin “örgütleri sahada çökertirken mali kanallarını da yok etme” stratejisinin somut bir örneğidir.
Gelecek Projeksiyonları ve Risk Analizi
2026 ve sonrası için yapılan tahminler, suçun daha da dijitalleşeceğini ve yapay zeka tabanlı yöntemlerin (deepfake propaganda, algoritmik hedefleme) çeteler tarafından daha etkin kullanılacağını göstermektedir. Telegram ve benzeri platformların uçtan uca şifreleme özellikleri, kolluk kuvvetlerinin istihbarat toplama kabiliyetini sınırlamaya devam edecektir. Bu durum, devletleri daha sert dijital gözetim yasaları çıkarmaya zorlayabilir, ancak bu durumun ifade özgürlüğü üzerindeki olumsuz etkileri toplumsal huzursuzluğu tetikleme riski taşımaktadır.
Esenyurt, Bağcılar ve Yenibosna gibi bölgelerde yoğunlaşan bu suç sarmalının kırılması için polisiye önlemlerin ötesinde; eğitimde fırsat eşitliği, gençlerin dijital okuryazarlık düzeyinin artırılması ve en önemlisi hukukun üstünlüğüne olan inancın yeniden tesisi gerekmektedir. İstanbul, küresel organize suçun laboratuvarı haline gelmiş durumdadır ve burada geliştirilen her yeni şiddet metodu, kısa süre içinde Avrupa başkentlerinde de karşılık bulmaktadır.
Sonuç
İstanbul’da yükselen yeni nesil çocuk ve gençlik çeteleri, sadece bir suç örgütü değil; aynı zamanda ekonomik çöküşün, dijital dönüşümün ve kurumsal erozyonun yarattığı “kayıp bir neslin” semptomudur. Sosyal medyayı bir silah gibi kullanan, metamfetamin ekonomisiyle beslenen ve şiddeti estetize eden bu yapılar, geleneksel devlet mekanizmalarını zorlayan yeni bir tehdit türünü temsil etmektedir. Devletin “Kuyu” operasyonları ile elde ettiği istatistiksel başarılar umut verici olsa da, suçun kökenindeki sosyolojik nedenler ortadan kaldırılmadığı sürece, bir grubun çökertilmesi sadece daha şiddetli ve daha karmaşık bir yeni grubun doğmasına zemin hazırlayacaktır. İstanbul’un sokaklarında yankılanan motosiklet sesleri ve sosyal medyadaki şiddet videoları, modern toplumun en büyük güvenlik sınavlarından biri olmaya devam edecektir.
Kaynaklar ve İleri Okumalar:
Bourcier, N. (2026, 15 Ocak). A Istanbul, l’emprise grandissante des gangs de jeunes ultraviolents. Le Monde.
https://www.lemonde.fr/international/article/2026/01/15/a-istanbul-l-emprise-grandissante-des-gangs-de-jeunes-ultraviolents_6662236_3210.html
Aksu TV. (2026, 12 Ocak). Kuyu-36 Operasyonu: 157 şüpheli adliyeye sevk edildi [Video]. YouTube.
https://www.youtube.com/watch?v=_VaQyR_a5ls
Emniyet Genel Müdürlüğü. (2025, Ocak). Asayiş ve Narkotik İstatistikleri – Ocak 2025
https://www.egm.gov.tr/ocak-2025
FIDH – International Federation for Human Rights. (2025, 11 Eylül). Turkey: Stop throttling social media platforms and messaging services.
https://www.fidh.org/en/region/europe-central-asia/turkey/turkey-stop-throttling-social-media-platforms-and-messaging-services
Habertürk TV. (2024, 31 Ağustos). Bahçelievler Devlet Hastanesi’ne silahlı saldırı: 5 yaralı [Video]. YouTube.
https://www.youtube.com/watch?v=y1Al2sJopuk
İstanbul Barosu. (2025). Bağcılar’da görülen davada sanığa üst sınırdan 293 yıl hapis cezası.
https://www.istanbulbarosu.org.tr/HaberDetay.aspx?ID=18925&Desc=Ba%C4%9Fc%C4%B1lar
Middle East Forum. (2024). Europe Confronts a New Menace: Turkish Gangs Born from Ankara’s Institutional Breakdown.
https://www.meforum.org/mef-online/europe-confronts-a-new-menace-turkish-gangs-born-from-ankaras-institutional-breakdown
OPUS Journal of Society Research. (2024). The content produced by the Dalton Gang through new media and communication tools: A case study on TikTok (Cilt 22, Sayı 4). https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/4910676
RTÜK. (2023). Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması. https://www.rtuk.gov.tr/Media/FM/Kamuoyu/genclerin_medya_kullanimi_ve_dijital_okuryazarlik_arastirmasi_.pdf
T.C. İçişleri Bakanlığı. (2025). İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya İstanbul’da düzenlenen Organize Suçlar ve Asayiş Toplantısı sonrası basın açıklaması yaptı. https://www.icisleri.gov.tr/icisleri-bakanimiz-sayin-ali-yerlikaya-istanbulda-duzenlenen-organize-suclar-ve-asayis-toplantisi-sonrasi-basin-aciklamasi-yapti
TBMM. (2025). Genel Kurul Tutanakları: Organize suç örgütleri ve uyuşturucu ile mücadele verileri (Kuyu Operasyonları).
https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5293
Yeniçağ Gazetesi. (2026, 10 Ocak). Yerlikaya açıkladı: 4 ilde Kuyu-5 operasyonu ile 5 çete daha çökertildi.
https://www.yenicaggazetesi.com/yerlikaya-acikladi-4-ilde-5-cete-daha-cokertildi-808406h.htm





















