Dijital Algı Yönetimi: Sosyal Medya, Botlar ve Algoritmik Yönlendirme

Geleneksel medyadan dijital mecralara geçiş, yalnızca haber alma biçimimizi değil, gerçeği algılama şeklimizi de kökten dönüştürdü. Artık bilgi üretimi merkeziyetsiz, denetimsiz ve çoğu zaman görünmez aktörlerce yönlendirilen bir yapıya sahip. Bu yazıda, sosyal medya platformlarının ve algoritmaların, dijital çağda algı yönetiminin nasıl işlediğini ve hangi araçlarla yürütüldüğünü açıklıyorum.
Sosyal Medya: İletişim mi, Manipülasyon Alanı mı?
Facebook, Twitter (X), Instagram, TikTok gibi platformlar, ilk bakışta bireyin kendini ifade etmesine olanak tanıyan araçlar gibi görünür. Ancak bu platformlar, aynı zamanda algoritmalar tarafından yönlendirilen devasa manipülasyon laboratuvarlarıdır. Kimin neyi göreceği, neye maruz kalacağı, neyi önemseyeceği büyük ölçüde sistemin içindeki görünmeyen mekanizmalar tarafından belirlenir.
Algoritmik Yönlendirme (Algorithmic Bias)

Algoritmalar, kullanıcıların önceki davranışlarını analiz ederek ne tür içerikleri “beğeneceğini” tahmin eder ve bu içerikleri daha sık gösterir. Bu süreç, bir yandan kullanıcı deneyimini kişiselleştirirken, diğer yandan bir yankı odası (echo chamber) oluşumuna neden olur.
“Algoritmalar, yalnızca ilgimizi çekeni sunmaz; ilgilenmemizi istedikleri şeyi sunar.”
(Pariser, 2011)
Bu durum, bireylerin benzer düşüncelere maruz kalmasını sağlar, karşıt görüşlerin görünürlüğünü azaltır ve kutuplaşmayı derinleştirir.
Sosyal Botlar ve Otomatik Etki Ajanları
Sosyal medya botları, otomatik olarak içerik paylaşan, etkileşim kuran ya da tartışmalara katılan yazılım programlarıdır. Bu botlar aracılığıyla:
- Belirli fikirler organik görünüm altında yayılabilir.
- “Halk böyle düşünüyor” izlenimi yaratılabilir.
- Trend listeleri manipüle edilebilir.
- Gerçek kullanıcılar baskı altına alınabilir veya yönlendirilebilir.
Özellikle seçim dönemlerinde, toplumsal olaylar sırasında ve kriz anlarında bu tür botların etkinliği artmaktadır.
Deepfake ve Dijital Gerçeklik Kurgusu
Yapay zekâ destekli deepfake teknolojisi, kişilerin sesini ve görüntüsünü taklit ederek sahte içerikler üretmeye olanak tanır. Bu içerikler:
- İtibar suikastı amacıyla kullanılabilir.
- Sahte haberlerde gerçekmiş gibi sunulabilir.
- Toplumda güvensizlik yaratabilir.
Dijital içeriklerin “görüntülü olması” artık doğruluk garantisi taşımamaktadır.
Trend Algısı ve Sayısal Manipülasyon
Bir içeriğin milyonlarca kez görüntülenmesi veya çok sayıda beğeni alması, onun doğru ya da önemli olduğu anlamına gelmez. Sayısal verilerle yapılan manipülasyonlar, algı yönetiminde şu şekilde kullanılır:
- Sahte etkileşim satın alma (like, retweet, takipçi vs.)
- Hashtag manipülasyonu
- Trend içeriklerin algoritmik destekle öne çıkarılması
Bu mekanizmalar, bir içeriğin gerçeklik değil, görünürlük üzerinden değerlendirilmesine neden olur.
Dijital Algı Yönetiminin Psikolojik Etkileri
- Sürüklenme Etkisi (Bandwagon Effect): “Herkes böyle düşünüyor” izlenimi bireyleri o fikre yöneltir.
- Yorgunluk ve Kayıtsızlık: Bilgi bombardımanı sonucu kullanıcılar pasifleşir.
- Gerçeklik Karmaşası: “Hangisi doğru?” sorusu yerini “Kime inanmalıyım?” sorusuna bırakır.
- Algıdan Kuşkuya Geçiş: Sürekli olarak yönlendirildiğini fark eden birey, sonunda hiçbir şeye güvenemez hale gelir.
Akademik Kaynaklar
- Pariser, E. (2011). The Filter Bubble: What the Internet Is Hiding from You. Penguin Press.
- Bradshaw, S., & Howard, P. N. (2018). Challenging Truth and Trust: A Global Inventory of Organized Social Media Manipulation. Oxford Internet Institute.
- Tucker, J. A., et al. (2018). Social Media, Political Polarization, and Political Disinformation: A Review of the Scientific Literature. Hewlett Foundation.
- Vosoughi, S., Roy, D., & Aral, S. (2018). The spread of true and false news online. Science, 359(6380), 1146–1151.



















