ABD’nin Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi (2025)

ABD’nin Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi (2025): Amaçlar, Öncelikler Ve Türkiye Açısından Anlamı

Giriş

Bu çalışmada, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Kasım 2025’te yayımlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi (National Security Strategy – NSS) ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir. Amacım; bu belgenin ne olduğunu, ne işe yaradığını ve neden önemli olduğunu açıklamak, ardından belgenin temel stratejik hedeflerini, bölgesel önceliklerini ve kullandığı araçları incelemek, son olarak da Türkiye açısından ortaya çıkan sonuçları değerlendirmektir.

Ulusal Güvenlik Stratejisi belgeleri, ABD dış politika ve güvenlik mimarisinin en üst düzey yönlendirici metinleri arasında yer alır. Bu nedenle belge yalnızca ABD’nin değil, küresel sistemin geleceğine dair güçlü ipuçları barındırmaktadır.

Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi Nedir?

Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi, ABD başkanının anayasal sorumlulukları çerçevesinde Kongre’ye ve kamuoyuna sunduğu, devletin ulusal çıkar tanımınıtehdit algılarınıstratejik hedeflerini ve bu hedeflere ulaşmak için kullanacağı askeri, ekonomik, diplomatik ve teknolojik araçları ortaya koyan temel politika belgesidir.

Bu belge, klasik anlamda bir “tehdit listesi” değildir. Daha çok:

  • ABD’nin ne istediğini (amaçlar),
  • Bu hedeflere hangi yollarla ulaşacağını (strateji),
  • Hangi araçları kullanacağını (kapasite ve güç unsurları)

sistematik biçimde tanımlar.

Dolayısıyla Ulusal Güvenlik Stratejisi; savunma bütçelerinden müttefik ilişkilerine, ticaret politikalarından teknoloji yatırımlarına kadar çok geniş bir politika alanını doğrudan etkileyen bir çerçeve metindir (Baskın & Tekin, 2024).

Belgenin Önemi Ve İşlevi

2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi’nin önemi üç temel noktada toplanmaktadır:

1. Kurumsal Yönlendirme

Belge, ABD devlet aygıtının tüm bileşenleri için bağlayıcı bir yön pusulası işlevi görür. Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, istihbarat kurumları ve hatta özel sektör yatırımları bu çerçeveye göre konumlandırılır.

2. Müttefiklere Ve Rakiplere Mesaj

Belge, müttefiklere hangi alanlarda daha fazla sorumluluk beklendiğini; rakip aktörlere ise ABD’nin hangi kırmızı çizgileri koruyacağını açık biçimde ilan eder. Bu yönüyle belge, stratejik caydırıcılık aracıdır.

3. Küresel Sistem Okuması

Ulusal Güvenlik Stratejisi, ABD’nin küresel düzeni nasıl okuduğunu ve bu düzeni hangi yönde şekillendirmek istediğini yansıtır. 2025 belgesi, özellikle çok kutupluluk tartışmalarına karşı ABD’nin verdiği net cevabı göstermektedir.

2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin Temel Yaklaşımı

Belge, açık biçimde “America First” yaklaşımını yeniden merkeze almakta ve “Peace Through Strength” (Güçle Sağlanan Barış) ilkesini stratejinin ana omurgası olarak sunmaktadır.

Bu yaklaşım üç temel varsayıma dayanmaktadır:

  1. Güçlü ekonomi olmadan ulusal güvenlik sağlanamaz.
  2. Teknolojik üstünlük kaybedildiğinde askeri caydırıcılık sürdürülemez.
  3. Müttefikler, ABD’nin güvenliğine orantılı katkı sunmalıdır.

Bu çerçevede belge, ABD’nin artık “her yerde ve her konuda” liderlik iddiası taşımadığını; önceliklendirilmiş, seçici ve sonuç odaklı bir küresel angajman modeline geçtiğini göstermektedir (Praksis Güncel, t.y.).

ABD’nin Stratejik Hedefleri

Ekonomik Güvenliğin Ulusal Güvenliğe Dönüşmesi

2025 belgesinde ekonomik güvenlik, ilk kez bu denli açık biçimde ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanmıştır. Tedarik zincirleri, enerji kaynakları, kritik mineraller ve üretim kapasitesi stratejik alanlar olarak ele alınmaktadır.

Bu kapsamda:

  • Yeniden sanayileşme (reindustrialization),
  • Enerji bağımsızlığı,
  • Kritik teknolojilerde (yapay zeka, yarı iletkenler, biyoteknoloji) ABD liderliği

öncelikli hedefler olarak belirlenmiştir.

Çin Merkezli Uzun Vadeli Rekabet

Belgede Çin, doğrudan “düşman” olarak tanımlanmamakla birlikte, en kapsamlı stratejik rakip olarak konumlandırılmaktadır. Bu rekabet yalnızca askeri değil; ticaret, teknoloji, finans ve normlar alanında yürütülecek uzun soluklu bir mücadele olarak ele alınmaktadır (BloombergHT, 2025).

Müttefiklerden Yük Paylaşımı Talebi

Belge, özellikle NATO müttefiklerine yönelik olarak savunma harcamalarının artırılması ve bölgesel sorumlulukların genişletilmesi çağrısı yapmaktadır. ABD, güvenlik şemsiyesini sürdürmekle birlikte bunun maliyetini tek başına taşımayacağını açıkça ilan etmektedir.

Bölgesel Öncelikler

Batı Yarımküre: Yeni Monroe Doktrini

Belgeye göre ABD’nin birincil coğrafi önceliği Batı Yarımküre’dir. Latin Amerika ve Karayipler, dış aktörlerin (özellikle Çin ve Rusya’nın) etkisinden arındırılması gereken stratejik alanlar olarak tanımlanmaktadır.

Bu yaklaşım, modernize edilmiş bir Monroe Doktrini olarak değerlendirilmektedir (Geopolitical Foresight, 2025).

Hint-Pasifik: Çin’i Dengeleme Alanı

Hint-Pasifik bölgesi, ABD’nin Çin’i dengelemek için askeri, ekonomik ve diplomatik araçları birlikte kullandığı ana sahadır. Deniz yollarının güvenliği, ada zincirleri ve teknoloji ortaklıkları bu stratejinin temel unsurlarıdır.

Avrupa: Daha Fazla Sorumluluk

Avrupa, ABD açısından stratejik önemini korumakla birlikte, artık daha fazla savunma sorumluluğu üstlenmesi gereken bir aktör olarak görülmektedir. Ukrayna meselesinde hızlı istikrar arayışı, bu yaklaşımın somut yansımasıdır.

Orta Doğu Ve Türkiye

Orta Doğu, artık birincil öncelik olmaktan çıkarılmıştır. Ancak enerji güvenliği ve deniz ticaret yolları hâlâ kritik önemdedir. Belge, Suriye’nin istikrarı konusunda Türkiye’nin rolüne açık atıf yaparak Türkiye’yi bölgesel denge unsuru olarak tanımlamaktadır.

Bu vurgu, Türkiye’nin ABD tarafından sahada vazgeçilmez bir aktör olarak görüldüğünü göstermektedir.

Türkiye Açısından Belgenin Anlamı

2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi, Türkiye’ye doğrudan ayrılmış kapsamlı bir bölüm içermemektedir. Ancak dolaylı atıflar ve bölgesel çerçeve dikkate alındığında şu sonuçlara ulaşmak mümkündür:

  1. Türkiye, Suriye ve Orta Doğu istikrarında kilit aktör olarak konumlandırılmaktadır.
  2. NATO çerçevesinde Türkiye’den daha fazla askeri ve stratejik katkı beklenecektir.
  3. Savunma sanayi ve tedarik zinciri alanlarında Türkiye için iş birliği fırsatları doğabilir.
  4. Türkiye’nin çok yönlü dış politika yaklaşımı, ABD ile ilişkilerde hem fırsat hem de gerilim potansiyeli taşımaktadır.

Bu bağlamda belge, Türkiye için zorlayıcı ama aynı zamanda pazarlık alanları açan bir stratejik ortam tarif etmektedir.

Genel Değerlendirme

Sonuç olarak 2025 ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi; ABD’nin küresel liderliğini yeniden tanımlamaya çalışan, ekonomik ve teknolojik gücü merkeze alan, müttefiklere daha fazla sorumluluk yükleyen ve Çin merkezli uzun vadeli bir rekabeti esas alan bir metindir.

Türkiye açısından belge, doğrudan tehdit veya açık destek içermemekle birlikte, bölgesel rolün artması ve stratejik öneminin dolaylı biçimde teyit edilmesi anlamına gelmektedir. Önümüzdeki dönemde Türkiye–ABD ilişkilerinin yönü, bu belgenin sahadaki uygulama biçimine bağlı olarak şekillenecektir.

Kaynakça (APA)

Baskın, Y. Z., & Tekin, F. (2024). ABD ulusal güvenlik stratejilerinin evrimi: Değişim dinamikleri ve stratejik süreklilik. International Journal of Politics and Security, 6(2), 202–236.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/4190467

BloombergHT. (2025). ABD’nin ulusal güvenlik belgesinde dikkat çeken başlıklar.
https://www.bloomberght.com/abd-nin-ulusal-guvenlik-belgesinde-dikkat-ceken-12-baslik-3763334/3

Geopolitical Foresight. (2025). ABD ulusal güvenlik strateji belgesi nasıl okunmalı?
https://geopoliticalforesight.com.tr/analiz-abd-ulusal-guvenlik-strateji-belgesi-kasim-2025-nasil-okunmali/

Praksis Güncel. (t.y.). Trump doktrini nedir? ABD ulusal güvenlik stratejisi belgesi üzerine.
https://praksisguncel.org/trump-doktrini-nedir-abd-ulusal-guvenlik-stratejisi-belgesi-uzerine/

The White House. (2025). National Security Strategy of the United States of America. Washington, DC.

Back to site top