Ayın Karanlık Yüzü Şehir Efsanesi: Gerçekte Karanlık Değildir

Ay, insanoğlunun gökyüzüne baktığında en çok merak ettiği gök cisimlerinden biridir. Halk arasında sıkça duyulan bir ifade vardır: “Ayın karanlık yüzü.” Bu tabir, Ay’ın bize hiç görünmeyen arka tarafını tanımlamak için kullanılır. Ancak bu ifade bilimsel olarak doğru değildir ve bir şehir efsanesi niteliği taşır.
Ay, Dünya’nın uydusu olarak kendi ekseni etrafında dönüş süresini, Dünya etrafındaki dönüş süresiyle eşitlemiştir. Bu duruma senkron dönüş denir. Sonuç olarak biz Dünya’dan yalnızca Ay’ın hep aynı yüzünü görürüz. Arka yüzü ise hiçbir zaman gözle doğrudan görünmez. İşte bu yüzden, insanlar görmedikleri yüzü “karanlık” olarak adlandırmıştır.

Oysa Ay’ın arka yüzü karanlık değildir. Tıpkı ön yüzü gibi Güneş ışığını alır. Belli dönemlerde ön yüzü gölgede kalırken, arka yüzü tamamen aydınlık olabilir. Yani Ay’ın görünmeyen yüzü de düzenli olarak Güneş tarafından aydınlatılır. Bu nedenle “Ayın karanlık yüzü” tabiri yanıltıcıdır ve gerçeği yansıtmaz.
Bilim insanları bu yüzü ilk kez 1959 yılında Sovyetler Birliği’nin gönderdiği Luna 3 uzay aracıyla fotoğraflamıştır (Sagdeev, 1989). O tarihten sonra Ay’ın arka yüzünün de kraterlerle kaplı olduğu, ancak ön yüzünden farklı jeolojik özellikler taşıdığı görülmüştür. Bugün modern uydu görüntüleme teknolojileri sayesinde Ay’ın tüm yüzeyi ayrıntılı olarak incelenebilmektedir.
Sonuç olarak, Ay’ın görünmeyen yüzü gerçekten de “karanlık” değildir; bu ifade yalnızca mecazi bir söylemdir. Bilimsel gerçek, Ay’ın her iki yüzünün de Güneş ışığını belli dönemlerde aldığıdır. Dolayısıyla bu söylem, yanlış bir inanışı temsil eden klasik bir şehir efsanesidir.
Kaynaklar
- Sagdeev, R. Z. (1989). Luna-3 and the First Photographs of the Far Side of the Moon. Soviet Space Science Review.
- NASA (2023). Does the Moon have a dark side?. NASA Science. https://science.nasa.gov



















