Melek Terapisi: Şarlatanlık
“Melek terapisi” adı verilen inanış, insanların ruhsal ya da fiziksel sorunlarını meleklerle iletişim kurarak çözebileceğini ileri süren, modern zamanlarda ortaya çıkmış bir “alternatif terapi” iddiasıdır. Temeli bilimsel araştırmalara dayanmayan bu yaklaşım, daha çok “New Age” (Yeni Çağ) akımlarının bir parçası olarak 20. yüzyılın sonlarında popülerleşmiştir.

Kökeni ve İlk Ortaya Çıkışı
Meleklerle iletişim kurarak şifa bulma fikri, eski dini metinlerdeki “melek aracılığı” inançlarından esinlense de “terapi” kavramı ile birleştirilmiş hali özellikle 1980’li yıllardan itibaren Batı’da yaygınlaşmıştır. Bu alanın öncülerinden biri, Amerikalı yazar Doreen Virtue’dur. Virtue, 1990’lı yıllarda “angel therapy” başlığı altında çok sayıda kitap yazmış, seminerler düzenlemiş ve insanlara “melek kartları” gibi araçlarla rehberlik sunduğunu iddia etmiştir (Virtue, 1997).
Ne İddia Eder?
Melek terapisi savunucuları, kişilerin kendilerini koruyucu melekleriyle iletişime geçebileceğini, bu varlıklardan mesajlar alarak ruhsal huzur bulabileceklerini ve hatta fiziksel hastalıklarının düzelebileceğini ileri sürer. Yöntemler arasında meditasyon, dua, imgeleme çalışmaları ve melek kartlarıyla yapılan kehanet benzeri uygulamalar bulunur.
Bilimsel Açıdan Değerlendirme
Bu iddiaların hiçbirinin bilimsel bir dayanağı yoktur. Klinik araştırmalarda melek terapisine dair herhangi bir etkinlik veya tedavi edici etki kanıtlanmamıştır. Psikoloji ve tıp alanındaki çalışmalar, bu tür inançların “plasebo etkisi” yaratabileceğini, yani kişilerin inandıkları için kendilerini bir süreliğine daha iyi hissedebileceklerini gösterir. Ancak gerçek ve ölçülebilir bir tedavi işlevi yoktur.
Daha Çok Nerede Yaygın?
Melek terapisi, özellikle Batı toplumlarında, 20. yüzyıl sonu ve 21. yüzyıl başında yükselen New Age hareketiyle birlikte rağbet görmüştür. Yoga, astroloji, enerji terapileri gibi bilim dışı uygulamalarla aynı kategoride değerlendirilir. Doğu toplumlarında ise geleneksel dini ve kültürel inançların güçlü olması nedeniyle daha az yaygınlık göstermiştir.
Sonuç
Melek terapisi, insanların ruhsal boşluklarını doldurma ve umut bulma ihtiyacından beslenen bir inanıştır. Ancak bilimsel dayanağı olmayan, kanıtlarla desteklenmeyen ve tamamen kişisel inanca dayalı bir uygulamadır. Dolayısıyla “terapi” kavramını kullanması yanıltıcıdır. Bu tür yöntemlerin gerçek tıbbi tedavilerin yerine kullanılmasının ciddi sağlık riskleri doğurabileceği unutulmamalıdır.




















