24 Ocak Kararları

Türkiye’nin İktisadi Dönüşüm Eşiği: 24 Ocak Kararları

Türkiye’nin modern ekonomik tarihinde 1980 yılı, sadece bir takvim değişikliği değil, bir zihniyet devrimi ve yapısal kırılma noktasıdır. 24 Ocak Kararları, Türkiye’nin 1930’lardan itibaren uyguladığı “ithal ikameci” sanayileşme modelinden vazgeçerek, küresel sisteme entegre olmayı hedefleyen “dışa açık, serbest piyasa ekonomisi” modeline geçişinin belgesidir.

Kavramın Kökeni ve İlk Mimarları

“24 Ocak Kararları” ifadesi, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel tarafından ilan edilen ve hazırlıkları dönemin Başbakanlık Müsteşarı ve Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşar Vekili Turgut Özal liderliğindeki bir ekip tarafından yürütülen “İktisadi İstikrar Tedbirleri” paketini tanımlar.

Bu kararlar, belirli bir kitaptan ziyade, dönemin Bakanlar Kurulu kararnameleri ve resmi tebliğler bütünüdür. Ancak bu dönüşümün felsefi ve teknik altyapısı, Turgut Özal’ın DPT bünyesinde hazırladığı raporlara ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürütülen müzakerelere dayanır. Kararlar, 24 Ocak 1980 tarihinde kamuoyuna duyurulmuş ve Türk siyasi literatürüne bu tarihle geçmiştir.

24 Ocak Öncesi Türkiye: “70 Sente Muhtaç” Bir Ekonomi

Kararların neden alındığını anlamak için 1970’lerin sonundaki Türkiye tablosuna bakmak gerekir. Türkiye o dönemde derin bir ekonomik ve siyasi krizin içindeydi:

Döviz Kıtlığı: Ülke, temel ithalat kalemleri olan petrol ve ham maddeyi alacak döviz bulamıyordu. Süleyman Demirel’in meşhur “70 sente muhtacız” sözü bu dönemin özetidir.
Karaborsa ve Kuyruklar: Temel ihtiyaç maddeleri (tüp gaz, margarin, şeker, akaryakıt) bulunamıyor, uzun kuyruklar oluşuyordu.
Enflasyon: %100’leri aşan hiperenflasyon tehlikesi kapıdaydı.
Siyasi İstikrarsızlık: Koalisyon hükümetleri işlevsiz kalmış, sokak çatışmaları ve siyasi kutuplaşma had safhaya ulaşmıştı.

24 Ocak Kararları Neyi İhtiva Ediyordu?

24 Ocak Kararları, basit bir kemer sıkma paketi değil, sistemik bir operasyondu. Temel maddeleri şunlardı:

Devalüasyon: Türk Lirası, ABD Doları karşısında %32,7 oranında devalüe edildi (1 Dolar 35 TL’den 47,1 TL’ye çıkarıldı).
Fiyat Serbestisi: Devlet İktisadi Teşekkülleri’nin (DİT) ürünlerine (şeker, çimento, akaryakıt vb.) yapılan sübvansiyonlar kaldırıldı; fiyatlar piyasa koşullarına bırakıldı.
Dış Ticaretin Serbestleşmesi: İthalat üzerindeki kısıtlamalar azaltıldı, ihracat teşvikleri (vergi iadesi, ucuz kredi) getirildi.
Yüksek Faiz Politikası: Negatif reel faizden vazgeçilerek tasarrufu özendirmek amacıyla faiz oranları serbest bırakıldı.

Kararların Uygulanması ve 12 Eylül İlişkisi

24 Ocak Kararları ilan edildiğinde, dönemin siyasi kaosu ve sendikal hareketlerin güçlü direnci nedeniyle tam anlamıyla uygulanması zordu. Ancak kararların ilanından yaklaşık sekiz ay sonra gerçekleşen 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi, bu kararların uygulanabileceği “dikensiz bir gül bahçesi” yarattı. Askeri yönetim, Turgut Özal’ı ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak görevde tutarak, kararların sert bir şekilde uygulanmasını sağladı. Grevlerin yasaklanması ve sendikal hakların askıya alınması, ücretlerin baskılanmasına ve sermaye birikiminin hızlanmasına yol açtı.

Etkileri, Faydaları ve Eleştiriler

Ekonomik ve Siyasi Kazanımlar:

İhracat Patlaması: Türkiye, tarım ürünleri ihraç eden bir ülkeden, sanayi ürünleri ihraç eden bir ülkeye dönüşmeye başladı.
Modernizasyon: Döviz rejimi serbestleşti, Türk insanı dünya ile entegre oldu. Altyapı ve telekomünikasyon yatırımları hız kazandı.
Piyasa Çeşitliliği: Raflardaki ürün çeşitliliği arttı, kıtlık ve karaborsa sona erdi.

Eleştirilen Noktalar ve Toplumsal İzler:
Gelir Adaletsizliği: Sabit gelirlilerin (işçi, memur, emekli) alım gücü sert düştü. Servet transferi yaşandı.
Sosyal Yozlaşma: “Köşeyi dönme” felsefesi popülerleşti. Turgut Özal ile özdeşleşen “Benim memurum işini bilir” anlayışı, etik değerlerde aşınma tartışmalarını beraberinde getirdi.
Sendikasızlaşma: Emeğin hakları uzun yıllar boyunca baskı altında kaldı.

Popüler Kültürdeki Yansımaları

24 Ocak Kararları ve sonrasındaki Özal dönemi, Türk popüler kültüründe derin izler bıraktı. 1980’li yılların Türk sinemasında (özellikle Kemal Sunal’ın “Orta Direk” temalı filmlerinde) geçim derdi ve yeni türeyen zenginler sıkça işlendi. Ayrıca Metin Akpınar ve Zeki Alasya’nın kabareleri, bu dönemdeki ekonomik dönüşümün ve toplumsal çelişkilerin en keskin eleştirilerini sundu. “Zengin Mutfağı” gibi eserler, sınıfsal değişimi bu kararların gölgesinde anlattı.

Kaynakça ve İleri Okuma

Boratav, K. (2019). Türkiye İktisat Tarihi: 1908-2015. İmge Kitabevi.
Özal, T. (1980). İktisadi İstikrar Tedbirleri ve Uygulama Programı. Başbakanlık Yayını.
Pamuk, Ş. (2014). Türkiye’nin 200 Yıllık İktisadi Tarihi. İş Bankası Kültür Yayınları.
Ulagay, T. (1987). 24 Ocak Kararları’ndan Sonra Türkiye. Bilgi Yayınevi.

Back to site top