Security Dilemma

Security Dilemma (Güvenlik İkilemi)

Uluslararası ilişkiler teorisinde security dilemma (güvenlik ikilemi) kavramı, devletlerin kendi güvenliklerini artırmak için aldıkları önlemlerin —örneğin silahlanma, ittifak kurma veya askerî hazırlıklarını güçlendirme gibi adımların— diğer devletler tarafından tehdit olarak algılanması sonucu ortaya çıkan karşılıklı güvensizlik döngüsünü açıklar. Bu döngü, aslında savunma amaçlı başlayan eylemlerin, istemeden de olsa, saldırgan bir ortam yaratmasına neden olur.

Kavramın Ortaya Çıkışı

“Security dilemma” terimi ilk kez John H. Herz tarafından 1950 yılında yayımlanan “Idealist Internationalism and the Security Dilemma” adlı makalede kullanılmıştır. Herz, insan topluluklarında olduğu gibi uluslararası sistemde de merkezi bir otoritenin yokluğunun (anarchy) devletleri güvensizlik içinde bıraktığını, bu yüzden her devletin kendi güvenliğini sağlamak adına güç biriktirmeye yöneldiğini belirtmiştir (Herz, 1950).

Aynı dönemde Herbert Butterfield da benzer bir yaklaşımı “History and Human Relations” (1951) adlı eserinde geliştirmiştir. Butterfield, devletlerin “iyi niyetli” bile olsa karşılıklı güvensizlikten doğan çatışmaların önüne geçemediğini vurgulamıştır. Bu iki düşünür, güvenlik ikilemini uluslararası anarşi yapısının kaçınılmaz bir sonucu olarak görmüştür.

Kavramın Teorik Anlamı

Güvenlik ikilemi, özellikle realist teori içinde merkezi bir yere sahiptir. Realistler, uluslararası sistemin anarşik doğası nedeniyle devletlerin kendi güvenliğini başka kimseye emanet edemeyeceğini savunur. Bu durum, her devletin askeri kapasitesini artırmasına ve diğerlerinin de aynı yönde tepki vermesine yol açar.

Bu mekanizma, Thomas Hobbes’un “doğa durumu” anlayışıyla da ilişkilendirilir: herkesin birbirinden korktuğu, ama bu korkunun kendini savunma güdüsünden kaynaklandığı bir düzen (Hobbes, Leviathan, 1651). Herz, Hobbes’un bu düşüncesini modern uluslararası sistemin yapısına uygulamıştır.

Tarihten Örnekler

  1. I. Dünya Savaşı Öncesi Silahlanma Yarışı (1870–1914)
    Almanya, Fransa ve Britanya arasındaki deniz ve kara silahlanması, devletlerin birbirlerini tehdit olarak görmelerine neden oldu. Her biri “savunma amaçlı” adımlar atarken, bu adımlar karşı tarafça “saldırı hazırlığı” olarak algılandı. Sonuç: güvenlik arayışı savaşı tetikledi.
  2. Soğuk Savaş Dönemi (1947–1991)
    ABD ve SSCB arasındaki nükleer silahlanma yarışı, güvenlik ikileminin en somut örneğidir. Her iki taraf da caydırıcılık adına güç biriktirirken, aslında karşılıklı korku ve güvensizlik daha da derinleşti. Bu süreç, “karşılıklı garantili imha” (Mutually Assured Destruction – MAD) doktrinine kadar uzandı.
  3. Günümüz Örneği: Çin – ABD İlişkileri
    Çin’in askeri modernizasyonu ve Güney Çin Denizi’ndeki faaliyetleri, ABD tarafından tehdit olarak görülmekte; buna karşılık ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırması da Çin tarafından kuşatma politikası olarak algılanmaktadır. Bu durum, klasik güvenlik ikileminin çağdaş bir yansımasıdır.

Kavramın Önemi

Security dilemma, uluslararası ilişkilerde “niyet ile algı arasındaki farkın” savaşlara yol açabileceğini gösterir. Devletler çoğu zaman saldırgan oldukları için değil, korktukları için silahlanır. Ancak bu korku karşılıklı hale geldiğinde, barışçıl niyetler bile çatışma üretir.

Bu nedenle kavram, özellikle savunma realizmineoklasik realizm ve liberal kurumculuk gibi teorik yaklaşımlar içinde güvenlik politikalarının analizinde temel bir referans noktasıdır. Günümüzde güvenlik ikilemi yalnızca askeri düzeyde değil; siber güvenlik, enerji güvenliği ve hatta ekonomik bağımlılık ilişkilerinde de gözlemlenmektedir.

Kaynakça

  • Butterfield, H. (1951). History and Human Relations. London: Collins.
  • Herz, J. H. (1950). Idealist Internationalism and the Security Dilemma. World Politics, 2(2), 157–180.
  • Hobbes, T. (1651). Leviathan. London: Andrew Crooke.
  • Jervis, R. (1978). Cooperation under the Security Dilemma. World Politics, 30(2), 167–214.
  • Waltz, K. N. (1979). Theory of International Politics. Reading, MA: Addison-Wesley.
  • Glaser, C. L. (1997). The Security Dilemma Revisited. World Politics, 50(1), 171–201.
Back to site top