Şarkının yeni versiyonu:
80'lerin synth-pop rüzgarlarını günümüze kadar taşımayı başaran, ritmiyle içimizi kıpırdatırken sözleriyle derin bir saygı duruşunda bulunan zamansız bir başyapıt: "Ella, elle l'a". Fransız pop müziğinin efsanevi ismi France Galltarafından seslendirilen bu şarkı, yayınlandığı 1987 yılından bu yana caz ve pop dünyası arasında kırılması imkansız bir köprü kurmaya devam ediyor.
İşte Avrupa listelerini altüst eden, nesilleri büyüten bu ikonik şarkının arkasındaki gizemli hikaye, elde ettiği büyük başarılar ve anlatmak istediği o derin mesaj.
Şarkının Doğuşu ve Arka Plandaki Büyük Hikaye
Şarkı, France Gall’in hem eşi hem de müzikal dehası olan ünlü Fransız besteci ve söz yazarı Michel Berger tarafından 1987 yılında yazıldı ve Gall'in efsanevi Babacar albümünün incisi olarak piyasaya sürüldü.
Şarkının ismi Türkçe karşılığıyla "Ella, onda var" anlamına geliyor. Peki kim bu Ella ve onda olan şey ne?
Michel Berger bu eseri, 20. yüzyılın en büyük caz vokalistlerinden biri olan Amerikalı caz kraliçesi Ella Fitzgerald’a bir saygı duruşu (hommage) olarak kaleme aldı. Berger, Ella Fitzgerald'ın sesindeki ritme, sahne duruşuna ve doğaçlama yeteneğine hayrandı. Şarkının temel çıkış noktası, Fitzgerald’ın sahip olduğu o benzersiz karizma ve yetenekti.
Şarkının Derin Anlamı: "O Tarifsiz Şey" (Ce je-ne-sais-quoi)
"Ella, elle l'a", ilk dinleyişte enerjik bir dans parçası gibi tınlasa da aslında ırkçılığa karşı güçlü bir protesto ve bireysel güçlenme (empowerment) marşıdır.
Şarkının sözlerinde geçen "ce je-ne-sais-quoi" (o ne olduğunu bilmediğim, tarif edilemez çekicilik) ifadesi, bir insanın kökeninden veya ten renginden bağımsız olarak sahip olduğu saf yeteneği ve ruhu simgeler. Michel Berger, şarkının alt metninde Ella Fitzgerald'ın ten renginden dolayı maruz kaldığı ayrımcılıklara ve "bazılarının onun ışığını söndürmek istemesine" ince ama keskin bir eleştiri getirir. Şarkı, tüm toplumsal önyargılara rağmen saf yeteneğin ve insan ruhunun her zaman galip geleceğini haykırır.
Neden Bu Kadar Ünlü Oldu ve Küresel Başarıları?
Şarkı, dil bariyerini tamamen ortadan kaldırarak küresel bir fenomene dönüştü. Bunun en büyük sebebi, 120 BPM hızındaki akıcı synth-pop altyapısının içine ustalıkla gizlenmiş caz esintileri ve bas yürüyüşleridir. France Gall'in vokali, Ella'nın o meşhur "scat" (sözsüz caz doğaçlaması) tarzına göz kırparak şarkıyı sıradan bir pop parçasından çok daha yukarıya taşır.
Zirve Yılları (1987-1988): Şarkı; Almanya ve Avusturya resmi listelerinde 1 numaraya kadar yükseldi ve haftalarca zirvede kaldı.
Fransa, İsveç, İspanya, Danimarka ve Arjantin'de ilk 10'a girmeyi başardı.
Ödüller: France Gall, bu şarkıyla 1987 ve 1988 yıllarında üst üste iki kez Fransa'nın en prestijli müzik ödülü olan Victoires de la Musique’i kazandı.
Sinema, Televizyon ve Kültürel Etkileri
"Ella, elle l'a", Hollywood yapımı büyük kurgu filmlerinin ana müziği olmaktan ziyade, Avrupa televizyon tarihinin, ikonik dans şovlarının ve 80'ler pop kültürünü anlatan belgesellerin vazgeçilmez bir simgesi haline geldi. Şarkının resmi klibi de müzikal bir arşiv niteliğindedir; klipte Ella Fitzgerald'ın yanı sıra Muhammed Ali gibi ayrımcılığa karşı durmuş tarihi figürlerin fotoğraflarına yer verilmiştir.
France Gall’in Diğer Büyük Hitleri
France Gall, kariyeri boyunca sadece bu şarkıyla sınırlı kalmadı. Pop müzik tarihine bıraktığı diğer izlerden bazıları (parantez içindeki yıllarla) şunlardır:
Poupée de cire, poupée de son (1965): Serge Gainsbourg tarafından yazılan ve Gall'e henüz çok gençken Lüksemburg adına Eurovision birinciliği getiren dünya çapındaki hiti.
Laisse tomber les filles (1964): Dönemin "Yé-yé" akımının en popüler parçalarından biri.
Il jouait du piano debout (1980): Elton John'a ithafen yazılan bir diğer büyük Michel Berger bestesi ve liste başı hit.
Résiste (1981): Fransız gençliğinin başkaldırı marşlarından biri haline gelen ikonik şarkısı.
Babacar (1987) & Évidemment (1988): Sanatçının olgunluk döneminin en güçlü duygusal ve ritmik başyapıtları.
Şarkının Unutulmaz Cover Versiyonları
Şarkı yıllar içinde pek çok sanatçı tarafından yeniden yorumlandı:
Alizée (2003): Fransız popunun bir diğer starı Alizée, şarkıyı katıldığı canlı bir televizyon programında dinamik bir performansla cover'ladı.
Kate Ryan (2008): Belçikalı ünlü Eurodance sanatçısı Kate Ryan, şarkıyı 2008 yılında modern bir dans pisti marşına dönüştürdü. Bu cover, Avrupa genelinde inanılmaz bir ticari başarı yakalayarak şarkıyı yeni nesille tanıştırdı ve İspanya ile İsveç'te platin plak kazandı.
Jenifer (2013): France Gall anısına yapılan "Ma Déclaration" albümünde şarkıyı modern pop tarzında yeniden yorumladı.
| Orijinal Fransızca Sözler (Lyrics) | Türkçe Çevirisi |
| C'est comme une gaieté, comme un sourire | Bir neşe gibi, bir gülümseme gibi |
| Quelque chose dans la voix qui nous dit de venir | Seste bizi çağıran bir şeyler var |
| Quelque chose en elle de beau, de grand | Onda güzel, büyük bir şeyler var |
| Qui donne envie de chanter, de rire, d'y croire | Şarkı söyleme, gülme, inanma isteği uyandıran |
| C'est comme une force, une douceur | Bir güç gibi, bir nezaket gibi |
| Qui nous donne envie d'être meilleur | Bizi daha iyi biri olmaya iten |
| C'est comme une lumière, un espoir | Bir ışık gibi, bir umut gibi |
| Qui brille dans le noir | Karanlıkta parıldayan |
| [Refrain] | [Nakarat] |
| Ella, elle l'a | Ella, onda var |
| Ce je-ne-sais-quoi | O tarif edilemeyen şey |
| Que d'autres n'ont pas | Başkalarında olmayan |
| Qui nous met dans un drôle d'état | Bizi tuhaf bir duyguya sürükleyen |
| Ella, elle l'a | Ella, onda var |
| Ella, elle l'a | Ella, onda var |
| Elle a, elle a ce tout petit supplément d'âme | O, küçücük bir ruh eklentisine sahip |
| Cet indéfinissable charme | O tanımlanamayan çekiciliğe |
| Cette petite flamme | O minik aleve |
| Tant de joie dans sa voix, tant de douleur | Sesinde öyle çok neşe, öyle çok acı var ki |
| Y a comme un volcan qui couve en elle | İçinde adeta gizliden kaynayan bir yanardağ var |
| Qui couve en elle | İçinde kaynayan |
| Qui donne un sens à ses moindres gestes | En ufak hareketine bile anlam katan |
| C'est comme un cadeau de la providence | Adeta kaderin bir hediyesi gibi |
| Qui nous remet sur le chemin de la chance | Bizi yeniden şansın yoluna sokan |
| C'est comme un refrain de danse | Bir dans nakaratı gibi |
| Qui balance | Ritmiyle sallayan |
| [Refrain] | [Nakarat] |
| Ella, elle l'a | Ella, onda var |
| Ce je-ne-sais-quoi | O tarif edilemeyen şey |
| Que d'autres n'ont pas | Başkalarında olmayan |
| Qui nous met dans un drôle d'état | Bizi tuhaf bir duyguya sürükleyen |
| Ella, elle l'a... | Ella, onda var... |