Rusya’nın Ukrayna‘ya Operasyon Yapması Haklı mıydı?

Rusya’nın Kuşatılmışlık ve Güvensizlik Algısı

Rusya’nın Kuşatılmışlık ve Güvensizlik Algısı ve Ukrayna Hamlesi: Moskova’nın Penceresinden Jeopolitik Kırılma Noktaları (1990–2022)

Batı ana akım medyasında ve karar alıcı çevrelerinde Rusya’nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna’ya yönelik başlattığı geniş çaplı askeri operasyon, çoğunlukla "tamamen nedensiz, tek taraflı ve emperyalist bir yayılma arzusu" olarak tanımlanmaktadır. Oysa uluslararası ilişkiler kuramı, özellikle Yapısal Realizm (Structural Realism) ve Jeopolitik Güvenlik İkilemi (Security Dilemma) perspektifinden bakıldığında, devletlerin eylemleri kişisel kaprislerden ziyade coğrafi mecburiyetler, güç dengeleri ve güvenlik kaygıları üzerinden şekillenir (Mearsheimer, 2014).

Bu yazı; Batı propagandasının gölgesinde kalan, Moskova’nın askeri müdahaleyi "kaçınılmaz bir önleyici hamle" olarak görmesine zemin hazırlayan jeopolitik dinamikleri, antlaşma süreçlerini ve kronolojik gelişmeleri tarafsız bir analitik şüphecilikle ele almaktadır.

Image

1. Rusya’ya Verilen "Doğuya Genişlememe" Vaadi Hukuki Bir Antlaşma mıydı?

Öncelikle yaygın bir tarihsel yanılgının düzeltilmesi gerekmektedir: Ukrayna’nın 1991 yılında Sovyetler Birliği’nden ayrılışı sırasında, ülkenin "hiçbir zaman NATO’ya alınmayacağına" dair taraflar arasında imzalanmış, bağlayıcı ve yazılı bir uluslararası antlaşma bulunmamaktadır. Ancak bu durum, meselenin Batı'nın iddia ettiği gibi "tamamen dayanaksız" olduğu anlamına da gelmez.

1990 Sözlü Güvenceleri: Almanya’nın birleşmesi sürecinde (İki Artı Dört Görüşmeleri), dönemin ABD Dışişleri Bakanı James Baker, 9 Şubat 1990 tarihinde Sovyet lideri Mihail Gorbaçov’a NATO’nun askeri yargı alanının "doğuya doğru bir inç bile genişlemeyeceğini" (not one inch eastward) ifade etmiştir (Ulusal Güvenlik Arşivi, 2017). Benzer güvenceler dönemin Batı Almanya Dışişleri Bakanı Hans-Dietrich Genscher ve Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand tarafından da sözlü olarak yinelenmiştir. Moskova bu güvenceleri "centilmenlik anlaşması" olarak görmüş; fakat hukuki bir metne dökülmemesi, ilerleyen yıllarda Rusya nezdinde "tarihi bir Batı ihaneti" olarak kodlanmıştır.

Ukrayna'nın Kendi Tarafsızlık Taahhüdü: Ukrayna Parlamentosu (Verkhovna Rada), 16 Temmuz 1990 tarihli Ukrayna Devlet Egemenliği Bildirgesi’nin 9. maddesinde; gelecekte askeri bloklara katılmayan, nükleer silahlardan arınmış ve kalıcı olarak tarafsız bir devlet olma niyetini açıkça ilan etmiştir.

1994 Budapeşte Muhtırası: Ukrayna’nın elindeki nükleer cephaneliği Rusya’ya devretmesi karşılığında ABD, İngiltere ve Rusya, Ukrayna’nın sınır bütünlüğünü ve siyasi bağımsızlığını garanti etmiştir. Ancak Rusya, Batı’nın 2014 Meydan Olayları ile bu siyasi bağımsızlığı içeriden yıkarak askeri nüfuz alanı kurduğunu, dolayısıyla muhtıranın ruhunun bizzat Washington ve müttefikleri tarafından ihlal edildiğini savunmaktadır.

2. Kronolojik Tırmanış: Moskova’yı Müdahaleye Götüren Eşikler

Rusya’nın Ukrayna’ya dönük askeri harekatı ani bir kararın değil; 30 yıllık kuşatılmışlık algısının, başarısız müzakerelerin ve jeostratejik kırmızı çizgilerin aşılmasının bir sonucudur.

1997–2004: NATO’nun Doğuya Genişlemesi ve Güvenlik Boşluğu

1997 yılında Soğuk Savaş mimarı George F. Kennan, The New York Times’a yazdığı makalede NATO’nun genişlemesinin "tüm Soğuk Savaş sonrası dönemin en vahim Amerikan dış politika hatası" olacağını, Rus demokrasisini çökerterek Moskova’yı militarizme ve Batı karşıtlığına iteceğini belirtmiştir (Kennan, 1997). Buna rağmen NATO; 1999’da Polonya, Macaristan ve Çekya’yı; 2004’te ise doğrudan Rusya sınırındaki Baltık ülkeleri dahil 7 Doğu Avrupa ülkesini bünyesine katarak genişlemiştir.

2007 Münih Güvenlik Konferansı: Putin’in Resti

Vladimir Putin, 2007 Münih konuşmasında tek kutuplu dünya modelini reddetmiş; NATO genişlemesinin, askeri altyapının Rusya sınırlarına yaklaştırılmasının açık bir provokasyon olduğunu deklare etmiştir (Putin, 2007). Bu konuşma, Rusya’nın artık taviz vermeyeceğinin ilk resmi ilanıdır.

2008 Bükreş Zirvesi ve "Nyet Means Nyet" Uyarısı

Nisan 2008’deki NATO Bükreş Zirvesi’nin nihai bildirisinde Gürcistan ve Ukrayna için "Bu ülkeler NATO üyesi olacaktır" ifadesi yer almıştır. O dönemde ABD’nin Moskova Büyükelçisi olan (daha sonra CIA Direktörlüğü yapan) William J. Burns, Washington’a gönderdiği gizli telgrafta durumu şu sözlerle özetlemiştir:

"Ukrayna'nın NATO’ya girişi, Rus elitleri (sadece Putin değil) için kırmızı çizgilerin en parlağıdır. Bu hamle Rusya’nın çıkarlarına doğrudan bir meydan okuma olarak görülecektir." (Burns, 2008).

Nitekim 2008 Ağustos ayında Gürcistan’ın Güney Osetya’ya yönelik askeri harekatına Rusya’nın 5 günlük savaşla yanıt vermesi, Bükreş taahhütlerine karşı verilmiş fiili bir sınır çekme hamlesiydi.

2014 Meydan (Euromaidan) Olayları: Rusya İçin "Darbe" ve Kırmızı Çizgi

Kasım 2013'te meşru Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in AB Ortaklık Anlaşması’nı askıya alıp Rusya’dan ekonomik paket kabul etmesi üzerine başlayan protestolar, Şubat 2014’te hükümetin devrilmesiyle sonuçlanmıştır. Moskova açısından bu süreç, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Victoria Nuland ve Batılı diplomatların bizzat yönlendirdiği bir "anayasaya aykırı rejim değişikliği" (darbe) idi.

Kırım Hamlesi: Meydan sonrası Rusya, stratejik Sivastopol Deniz Üssü’nün NATO kontrolüne geçme riskini ulusal güvenliğine doğrudan tehdit sayarak Kırım’ı ilhak etmiştir.

Kültürel ve Dilsel Baskılar: Yeni yönetimin ilk icraatlarından biri, 2012 tarihli bölgesel azınlık dillerini (özellikle Rusçayı) koruyan yasayı iptal etmeye çalışması olmuştur. Ardından yürürlüğe konan dil yasaları ve eğitim reformları, nüfusun büyük kısmını oluşturan etnik Rusların haklarını sınırlandırmış; Odessa Sendika Binası yangını gibi trajediler Donbas’taki Rus yanlısı ayrılıkçı hareketi alevlendirmiştir (Sakwa, 2015).

2015–2021: Minsk Anlaşmalarının Çöküşü ve "Zaman Kazanma" İtirafı

Doğu Ukrayna’daki savaşı durdurmak amacıyla imzalanan Minsk I ve Minsk II anlaşmaları, Donbas bölgesine anayasal özel statü verilmesini ve yerel seçimlerin ardından sınır kontrolünün Ukrayna’ya devredilmesini öngörüyordu. Kiev yönetimi bu adımları iç siyasi dengeler nedeniyle atmadı.

Daha da önemlisi, 2022 yılı sonunda eski Almanya Başbakanı Angela Merkel ve eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Minsk anlaşmalarının Donbas krizini çözmek için değil, "Ukrayna’ya güçlenmesi ve askeri kapasite kazanması için zaman tanımak amacıyla" imzalandığını açıkça itiraf etmişlerdir (Die Zeit, 2022). Bu itiraf, Moskova’nın "diplomatik yollarla aldatıldığı" tezini Rus kamuoyu nezdinde tartışmasız kılmıştır.

2021: De Facto (Fiili) NATO Entegrasyonu ve İngiltere Etkisi

Ukrayna kağıt üzerinde NATO üyesi yapılmamış olsa da ülke, 2016-2021 yılları arasında fiili bir NATO askeri sahasına dönüştürülmüştür:

Ortak Eğitim ve Üsler: Yavoriv Askeri Poligonu gibi tesislerde binlerce Ukrayna askeri Batılı subaylar tarafından eğitilmiş; Yavoriv adeta kalıcı bir NATO karargahı gibi faaliyet göstermiştir.

İngiltere’nin Denizcilik Hamlesi: İngiltere ile Ukrayna arasında imzalanan savunma anlaşmaları çerçevesinde Azak Denizi (Berdyansk) ve Karadeniz’de (Oçakiv) modern deniz üsleri kurulması kararlaştırılmıştır. Bu üsler, Rusya’nın güney kıyılarını doğrudan tehdit edecek nitelikteydi.

Silah Sevkiyatları: Savaş öncesinde ABD ve İngiltere; NLAW, Javelin tanksavar füzeleri ve insansız hava araçlarını yoğun şekilde Kiev’e sevk etmeye başlamıştır.

Moskova için Ukrayna’nın resmen NATO’ya üye olması gerekmiyordu; ülke zaten Rusya sınırına füze ve dinleme sistemleri yerleştirebilecek bir "Batı ileri karakolu" haline getirilmekteydi.

Aralık 2021: Rusya’nın Güvenlik Garantileri Taslağı

Kremlin, Aralık 2021’de ABD ve NATO’ya iki ayrı güvenlik anlaşması taslağı sunmuştur. Rusya’nın temel talepleri şunlardı:

Ukrayna ve diğer eski Sovyet cumhuriyetlerinin NATO’ya alınmayacağının yazılı olarak taahhüt edilmesi,

1997 yılından sonra NATO’ya katılan Doğu Avrupa ülkelerindeki yabancı askeri unsurların ve altyapının geri çekilmesi,

Rusya sınırlarını vurabilecek menzile sahip taarruz silahlarının bölgeye konuşlandırılmaması.

Washington ve NATO Genel Sekreterliği, "açık kapı politikasının tartışılamayacağını" belirterek bu temel talepleri bütünüyle reddetmiştir. Moskova açısından diplomatik mekanizmalar tükenmiş; askeri harekat, NATO’nun doğrudan Rusya sınırına yerleşmesini engellemek adına bir zorunluluk olarak değerlendirilmiştir.

3. Realist Perspektif: Monroe Doktrini İkilemi

Uluslararası ilişkiler teorisyeni John Mearsheimer, büyük güçlerin kendi sınır hatlarında başka bir hasım süper gücün askeri ittifak kurmasına asla müsaade etmeyeceğini vurgular (Mearsheimer, 2014). ABD’nin 1823 tarihli Monroe Doktriniuyarınca Batı Yarımküre’ye yabancı askeri güçlerin girişini savaş sebebi sayması (örneğin 1962 Küba Füze Krizi) meşru görülürken; Rusya’nın yanı başındaki 2000 kilometrelik sınırda hasım bir nükleer paktın üslenmesini reddetmesi, stratejik açıdan benzer bir rasyonel refleksin sonucudur.

4. Sonuç

Rusya-Ukrayna çatışmasını salt 24 Şubat 2022 sabahında başlayan bir "çılgınlık" olarak okumak, yarım asırlık jeopolitik gerilimleri ve güç mücadelelerini göz ardı etmektir. Rusya nezdinde bu askeri harekat; NATO’nun sınır tanımaz genişlemesine, verilen sözlü güvencelerin çiğnenmesine, Donbas’taki Rus azınlığın dışlanmasına ve Ukrayna’nın fiili bir NATO taarruz platformuna dönüştürülmesine karşı verilmiş gecikmiş bir "önleyici hamle" niteliği taşımaktadır. Uluslararası arenada barışın tesisi, taraflardan birini tamamen şeytanlaştırmak yerine, çatışmayı doğuran yapısal güvenlik endişelerini gerçekçi bir temelde kabul etmekle mümkündür.

Rusya-Ukrayna Jeopolitik Krizinin Temel Kavramsal Çerçevesi

Güvenlik İkilemi (Security Dilemma): Bir devletin kendi güvenliğini artırmak için attığı adımların (örneğin NATO'nun genişlemesi), diğer bir devlet tarafından doğrudan varoluşsal bir tehdit olarak algılanması ve karşı askeri tedbirleri tetiklemesi durumu.

Doğuya Genişlememe Güvencesi (Not One Inch Eastward): 1990 yılında iki Almanya'nın birleşmesi müzakereleri sırasında ABD Dışişleri Bakanı James Baker ve Batılı müttefikler tarafından Mihail Gorbaçov'a sözlü olarak verilen ancak yazılı antlaşmaya dönüştürülmeyen taahhüt.

2008 Bükreş Zirvesi Deklarasyonu: Ukrayna ve Gürcistan'ın gelecekte NATO üyesi olacağını belirten, Rusya nezdinde en kritik askeri kırmızı çizginin aşıldığı uluslararası deklarasyon.

Nyet Means Nyet Memorandumu: 2008 yılında dönemin ABD Moskova Büyükelçisi William J. Burns tarafından kaleme alınan ve Ukrayna'nın NATO üyeliği girişiminin Rusya'nın tüm siyasi kesimleri için kabul edilemez bir kırmızı çizgi olduğunu bildiren diplomatik rapor.

Minsk Protokolleri (2014–2015): Donbas krizini çözmek üzere imzalanan, bölgeye özel statü ve özerklik verilmesini öngören, ancak taraflarca uygulanmayan ve sonradan Batılı liderlerce "Ukrayna'ya zaman kazandırma aracı" olarak tanımlanan barış anlaşmaları.

Fiili NATO Entegrasyonu (De Facto Integration): Resmi üyelik gerçekleşmeksizin bir ülkenin ordusunun silah, eğitim, istihbarat ve üs inşası yoluyla ittifak standartlarına ve komuta zincirine fiilen dahil edilmesi süreci.

Kaynakça ve İleri Okuma Listesi

Burns, W. J. (2008). Nyet Means Nyet: Russia's NATO Enlargement Redlines. ABD Dışişleri Bakanlığı Gizli Telgrafı (Wikileaks/Public Library of US Diplomacy No: 08MOSCOW265_a).

Die Zeit. (2022, 7 Aralık). Hatten Sie gedacht, dass ich mit Pferdeschwanz komme? (Angela Merkel Röportajı). Die Zeit.

Kennan, G. F. (1997, 5 Şubat). A Fateful Error. The New York Times, s. A23.

Mearsheimer, J. J. (2014). Why the Ukraine Crisis Is the West's Fault: The Liberal Delusions That Provoked Putin. Foreign Affairs, 93(5), 77–89.

National Security Archive. (2017). NATO Expansion: What Gorbachev Heard. George Washington University, Briefing Book No: 613.

Putin, V. (2007). Speech and the Following Discussion at the Munich Conference on Security Policy. Münih: Kremlin Yayınları.

Sakwa, R. (2015). Frontline Ukraine: Crisis in the Borderlands. I.B. Tauris.

Image
Bedri Yılmaz

Bedri Yılmaz

Bedri Yılmaz yazarının tüm fotoğraf, yazıları ve paylaşımları

İlgili İçerikler

Rusya’nın Ukrayna‘ya Operasyon Yapması Haklı mıydı?

Rusya’nın Ukrayna‘ya saldırması haklı mıydı?

Müstehcenlik Suçu Engellendi

Polis plajlarda müstehcenlik suçu engelledi.