Modern ceza hukuku, toplumsal düzeni koruma ve suçla mücadele etme gayesi güderken; dijitalleşen kamusal alan, bu süreçleri daha önce deneyimlenmemiş bir istatistiki paradoksa sürüklemektedir. Komedyen Deniz Göktaş’ın bir YouTube videosunun ardından gözaltına alınması ve tutuklanması süreci, ceza muhakemesi usullerinin dijital algoritmalar ve mikro-azınlıkların manipülasyonu karşısındaki kırılganlığını gösteren somut bir vaka analizi (case study) niteliğindedir. Bu durum, hukukun evrensel ilkelerinden ziyade, dijital platformlardaki yankı odalarının (echo chambers) gücünü açıkça ortaya koymaktadır.
İstatistiki İllüzyon: "On Milyonda 21" Kişinin Kamusal İradeyi Temsili
Ceza hukukunda bir fiilin cezalandırılabilmesi veya infiale yol açtığının kabul edilebilmesi için toplumsal barışın (public peace) somut bir tehlikeye maruz kalması beklenir. Ancak somut veriler incelendiğinde, 87.900.507 kişilik ülke nüfusunun yalnızca 185’inin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden şikayette bulunması, toplam nüfusun yaklaşık yüzde 0,00021’ine tekabül etmektedir.
Toplumun yüzde 99,99979’unun herhangi bir rahatsızlık belirtmediği, hatta varlığından dahi haberdar olmadığı bir kültürel/mizahi içeriğin, "kamu barışını bozma" iddiasıyla cezai soruşturmaya konu edilmesi rasyonel hukuk mantığıyla açıklanması güç bir durumdur. Bu istatistik, çağdaş demokrasilerde ve hukuk sistemlerinde "kamuoyu" (public opinion) kavramının, organize olmuş mikroskobik bir topluluk tarafından nasıl rehin alınabileceğini belgelemektedir.

Gösteri Toplumu ve Beş Provalı Adalet Performansı
Fransız düşünür Guy Debord, modern toplumların artık doğrudan yaşanmak yerine birer "görsel temsil" üzerinden tüketildiğini ileri sürmüştür (Debord, 1967). Deniz Göktaş’ın adliyeye sevk edilmeden önce ifadesinin basına sızdırılması ve iddialara göre ters kelepçeli imajının kameralar karşısında defalarca prova ettirilerek kaydedilmesi, ceza muhakemesinin bir "gösteri" (spectacle) nesnesine dönüştüğünün kanıtıdır.
Hukuk devletinde yargılama, delillerin analizi ve tarafsız hakimlik makamının kanaati ile şekillenir. Ancak dijital panoptikonda (digital panopticon), bireyin suçluluğu henüz hakimliğe çıkmadan önce sosyal medyada üretilen görsel imajlar ve algı yönetimiyle tescillenmektedir. Ceza muhakemesi usulü, bu yönüyle hukuki bir gereklilik olmaktan çıkıp, dijital kalabalıkların "cezalandırma arzusunu" tatmin eden ritüelistik bir performansa dönüşmektedir.
Rıza İmalatı ve Rol Hesapların Algoritmik Gücü
Edward Herman ve Noam Chomsky’nin kitle iletişim araçlarının toplumsal algıyı nasıl şekillendirdiğini açıklayan "Rıza İmalatı" (Manufacturing Consent) teorisi, günümüzde yapay zeka destekli trol ağları ve "rol/sahte" hesaplar aracılığıyla güncellenmiştir (Chomsky & Herman, 1988). Sosyal medyada organize olan ve tek bir merkezden yönetilen bu yapay odaklar, asimetrik bir baskı unsuru oluşturarak yargı mekanizmalarını refleksif kararlar almaya zorlayabilmektedir.
Sonuç olarak, Deniz Göktaş vakası, modern ceza adaletinin en temel ilkelerinden biri olan "ölçülülük" (proportionality) ilkesinin, dijital çağın dezenformasyon mekanizmaları tarafından nasıl aşındırılabileceğini göstermesi açısından kritik bir emsaldir. Hukukun, on milyonda 21 kişinin dijital gürültüsüne teslim olması, sadece sanatsal ifade özgürlüğünü değil, sistemin kendi rasyonalitesini de ironik bir biçimde tehlikeye atmaktadır.
Ceza Yargılaması ve Dijital Kamusal Alan İlişkileri
Ters Kelepçe Protokolü (Reverse-Handcuff Protocol): Ceza muhakemesinde şüphelinin kaçma, kendisinden veya başkalarından gelebilecek tehlikeleri engelleme amacıyla başvurulan istisnai bir emniyet tedbiri (Centel vd., 2022). Dijital medyada ise sıklıkla bir itibar yönetimi veya toplumsal mesaj aracı olarak araçsallaştırılmaktadır.
Kamu Barışını Bozma (Disrupting Public Peace): Toplumun genelinde infial yaratan, kamu düzenini açık ve somut bir tehlikeye maruz bırakan fiilleri cezalandırmayı amaçlayan hukuki norm. Günümüzde mikro-grupların organize şikayetleriyle bu kavramın sınırları muğlaklaştırılmaktadır.
Görsel Ceza Yargılaması (Visual Criminal Justice): Şüphelinin adli süreçlerdeki fiziksel imajı, sızdırılan ifadeleri ve medya yansımaları üzerinden, mahkeme kararı öncesinde kamuoyu nezdinde mahkum edilmesi pratiği.
Rıza İmalatı (Manufacturing Consent): Kitlelerin düşünce ve algılarının, organize medya filtreleri ve algoritmik yapılar vasıtasıyla egemen güçlerin veya belirli odakların çıkarları doğrultusunda yapay olarak şekillendirilmesi süreci (Chomsky & Herman, 1988).
Kaynakça ve İleri Okuma Listesi
Centel, N., Zafer, H., & Özbakır, Ş. (2022). Ceza muhakemesi hukuku (19. baskı). Beta Yayıncılık.
Chomsky, N., & Herman, E. S. (1988). Manufacturing consent: The political economy of the mass media. Pantheon Books.
Debord, G. (1967). La société du spectacle. Buchet/Chastel.