Deniz Göktaş’ın Tutuklanmasına Sebep Olan Stand-up Gösterisi Ölü Deniz’in 150 Günlük YouTube İzlenme Rakamları
Giriş
Kamuoyunca merakla takip edilen bir şahsiyetin stand-up gösterisinin YouTube’da yayınlanması, ardından tutuklanması ve gelişen olayların sonucu önceden kestirilemeyen izlenme rakamlarını nasıl etkilediği, benim için bir tür laboratuvar çalışmasıydı. Bu veri seti hem bir kamuoyu tepkisi ölçüm mekanizması hem de toplum mühendisliği açısından okunabilecek görsel bir kayıt. Aynı zamanda bir kriz durumunun nasıl yönetilmesi (ya da yönetilmemesi) gerektiğine dair somut bir örnek. Bu soruların cevabını aramak için Deniz Göktaş’ın Ölü Deniz adlı gösterisinin YouTube izlenme rakamlarını her gün gece yarısı not ettim. Bu yazı, o verilerin analiz ve yorumudur. Yorumlar tamamıyla bana aittir.
Günlük rakamlar, o günün 23:59'undaki değerlerdir. 2 Temmuz 2026 ve 28 Eylül 2026'da gün içinde birden fazla ölçüm alındı; bunlar (a), (b), (c) ile işaretlidir.
Olgular
Deniz Göktaş’ın Ölü Deniz (2026) adlı stand-up gösterisi 1 Haziran 2026'da Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda kaydedildi, 24 Haziran 2026'da YouTube’da yayına açıldı. Göktaş yurtdışındayken, paylaştığı video nedeniyle 29 Haziran 2026'da hakkında soruşturma açıldı. 2 Temmuz 2026'da kendi isteğiyle Türkiye’ye döndü ve gözaltına alındı; aynı gün emniyette verdiği ifade yetkililerce hukuka aykırı biçimde basına sızdırıldı. 3 Temmuz 2026'da tutuklandı.
7 Temmuz 2026'da cezaevinden gönderdiği bir mektup kamuoyunda yer aldı, 3 Ağustos 2026'da yeni bir mektup haberi geldi. 29 Ağustos 2026'daki ara duruşmada tahliye edildi, ardından üç ayrı yeni suçlamayla yeniden tutuklandı (1 Eylül 2026). 4 Eylül 2026'da kabul edilen iddianamede üç suçtan 9 yıl 8 aya kadar hapis istendi. 5 Eylül 2026'da cezaevinde yazdığı bir mektup Kadıköy’de toplanan bir grup tarafından kamuoyuyla paylaşıldı, 6 Eylül 2026'da savunma kapsamında kısa filminin mahkemede delil olarak izletileceği haberi geldi.
28 Eylül 2026'da saat 9:00'da İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada Göktaş tahliye edildi ve cezaevinden çıktı. 30 Eylül 2026'da Sinem Dedetaş’ın, Göktaş’ın destek ifadelerinden duygulandığı yönündeki haberler gazetelerde yer aldı. 2 Ekim 2026'da Göktaş’ın avukatının, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Göktaş ile görüşme girişimlerine ilişkin beyanları basına yansıdı. 10 Ekim 2026'da Göktaş, The New York Times’a geniş kapsamlı bir röportaj verdi; 11 Ekim 2026'da BBC.com’da hakkında haber yayınlandı. 14 Ekim 2026'da Halk TV’ye kayyım atandı. 24 Ekim 2026'da Göktaş’ın Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş ve TİP Sözcüsü Sera Kadıgil ile buluşma görüntüleri medyada paylaşıldı. 29 Ekim 2026 itibarıyla gösteri YouTube’da 15.965.000 izlenmeye ulaştı.
Rakamlar Ne Diyor?
Verileri grafikte A-H harfleriyle işaretli olarak sekiz faza ayırdım:
A — Organik yayın (24 Haziran 2026 - 29 Haziran 2026). Video sıradan bir hızla açıldı, soruşturma haberine kadar 1,2 milyona ulaştı. Henüz bir “olay” yok.
B — Patlama / şok zinciri (29 Haziran 2026 - 3 Temmuz 2026). Soruşturma, gözaltı, ifadenin sızdırılması ve tutuklama dört gün içinde art arda geldi. İzlenme 1,2 milyondan 10,7 milyona çıktı: günlük ortalama 2.375.000. 29 Haziran 2026'dan sonra eklenen 14,765 milyon izlenmenin yaklaşık %64'ü yalnızca bu dört günde geldi. Toplam 15.965.000 izlenmenin ise %84'ü 15 Temmuz 2026'ya kadar toplandı.
C — İvmeli takip (3 Temmuz 2026 - 15 Temmuz 2026). Tutuklama haberinin yayılma etkisi sürdü, 7 Temmuz 2026'daki mektup haberi de bu aralığa denk geldi. 12 günde 2,75 milyon artış, günlük ortalama ~229.000.
D — Yavaşlayan büyüme (15 Temmuz 2026 - 28 Ağustos 2026). 3 Ağustos 2026'daki mektup haberi dahil, 44 günlük bu dönemde günlük ortalama ~26.000'e geriledi.
E — Yargı süreci platosu (28 Ağustos 2026 - 27 Eylül 2026). Bu otuz günde tahliye + yeniden tutuklama, iddianame (9 yıl 8 ay talebi), cezaevi mektubu ve “kısa film delil olacak” haberi art arda geldi. Buna rağmen günlük ortalama ~16.800'e düştü, yani D fazından bile yavaş. Tek tek büyük haberler artık sayacı önemli ölçüde hareket ettirmiyor. Bu fazda yalnızca bir gün (23 Eylül 2026) artış sıfır kaldı.
F — Duruşma / tahliye dalgası (27 Eylül 2026 - 2 Ekim 2026). İlk duruşma ve aynı gün gelen tahliye kararıyla hız yeniden sıçradı: 5 günde 290.000 artış, günlük ortalama ~58.000, yani E fazının ~3,5 katı. 28 Eylül 2026'nın içinde üç ölçüm var (00:00-08:00 arası 15.125.000, 16:00'ya kadar 15.170.000, gece yarısı 15.200.000); gün toplamı +90.000, bir önceki günün (+15.000) 6 katı. 29 Eylül 2026'da +100.000 ile fazın zirvesi görüldü, ardından 30 Eylül 2026'da artış +10.000'e indi.
G — Uluslararası basın dalgası (2 Ekim 2026 - 17 Ekim 2026). 15 günde 425.000 artış, günlük ortalama ~28.300. Günlük artış 3 Ekim 2026'daki +55.000'den kademeli olarak düştü. 8-14 Ekim 2026 arasında ise 25.000 bandında yatay kaldı; bu aralığa The New York Times röportajı (10 Ekim 2026), BBC haberi (11 Ekim 2026) ve Halk TV’ye kayyım atanması (14 Ekim 2026) denk geliyor. Bu haberlerin hiçbiri tek günlük bir sıçrama yaratmadı.
H — Düşük plato / sönümlenme (17 Ekim 2026 - 29 Ekim 2026). 12 günde 140.000 artış, günlük ortalama ~11.700. Bu, bütün fazların en düşük hızı ve B fazının günlük ortalamasının yüzde 1'inin altında. Günlük artış 18 Ekim 2026'dan itibaren +10.000 civarına oturdu. Tek istisna, TİP buluşma görüntülerinin paylaşıldığı 24 Ekim 2026'daki +20.000 (komşu günlerin iki katı), ertesi gün artış yeniden +10.000'e döndü.
| Faz | Tarih aralığı | Toplam artış | Günlük ortalama |
|---|---|---|---|
| A — Organik yayın | 24 Haziran 2026 - 29 Haziran 2026 | 1.200.000 | ~240.000 |
| B — Patlama | 29 Haziran 2026 - 3 Temmuz 2026 | 9.500.000 | ~2.375.000 |
| C — İvmeli takip | 3 Temmuz 2026 - 15 Temmuz 2026 | 2.750.000 | ~229.000 |
| D — Yavaşlayan büyüme | 15 Temmuz 2026 - 28 Ağustos 2026 | 1.155.000 | ~26.000 |
| E — Yargı süreci platosu | 28 Ağustos 2026 - 27 Eylül 2026 | 505.000 | ~16.800 |
| F — Duruşma/tahliye dalgası | 27 Eylül 2026 - 2 Ekim 2026 | 290.000 | ~58.000 |
| G — Uluslararası basın dalgası | 2 Ekim 2026 - 17 Ekim 2026 | 425.000 | ~28.300 |
| H — Düşük plato | 17 Ekim 2026 - 29 Ekim 2026 | 140.000 | ~11.700 |
Yorumum
Bu örüntüye Streisand Etkisi deniyor. Tarihte başka örnekleri de var: 1933'te James Joyce’un Ulysses’i ABD’de müstehcenlik gerekçesiyle yasaklıydı; Random House davayı kazanıp yasağı kaldırttığında kitap, yasaklı olduğu yıllarda sahip olmadığı bir popülerlik kazanmıştı (Gillers, “A Tendency to Deprave and Corrupt”, 2007). Katolik Kilisesi’nin Index Librorum Prohibitorum’u (1559-1966) dört yüz yıl boyunca yasakladığı her kitaba fiilen bir “okunması gereken” listesi niteliği kazandırdı. Ortak payda hep aynı: bir otorite bir içeriği görünmez kılmaya çalıştığında, bu çabanın kendisi haber değeri taşır ve içerik o haberin gölgesinde daha fazla kişiye ulaşır.
Göktaş vakasında B fazı (29 Haziran 2026 - 3 Temmuz 2026) bu örüntünün ders kitabı örneği. Dört günde %64'lük bir kümülatif pay: soruşturma, gözaltı, sızdırılan ifade ve tutuklamanın art arda gelmesiyle oluştu. Kesin nedensellik iddia etmiyorum, elimde yalnızca kümülatif sayaç var; 1,2 milyonluk bir videonun bu dört günde 10,7 milyona çıkmasını tesadüfe bağlamak için de bir gerekçe göremiyorum. İfadenin hukuka aykırı biçimde basına servis edilmesinin kamuoyu oluşturma amacı taşıdığını düşünüyorum; bu, haber değeri olarak izlenmeyi büyüten bir unsur oldu. Kendi isteğiyle dönüp teslim olan birinin “kaçma şüphesi” ile tutuklanmasını, aynı dönemde PKK bağlantılı hükümlülerin serbest bırakıldığı bir süreçte, tutarsız buluyorum. Bunlar benim değerlendirmelerim, mahkeme kararı değil.
Asıl ilginç olan, bence, E fazının gösterdiği şey. Streisand Etkisi genelde “tek seferlik şok” olarak anlatılır: bastırma girişimi olur, ilgi patlar, sonra söner. Ama buradaki veri daha ince bir dinamik gösteriyor. 28 Ağustos 2026 - 27 Eylül 2026 arasında dört ayrı büyük haber geldi (tahliye ve yeniden tutuklama, 9 yıl 8 aylık hapis talebi içeren iddianame, delil olarak kısa film kararı, yeni bir mektup) ve bunların hiçbiri günlük hızı D fazının üzerine çıkaramadı; tam tersine hız biraz daha düştü. Buna iletişim literatüründe “outrage fatigue”, dikkat ekonomisinde ise aşinalaşma denebilir: aynı aktörden (burada yargı süreci) gelen art arda haberler, izleyicide artık yeni bir “keşif” hissi yaratmıyor, çünkü zaten gündemdeki bir hikâyenin beklenen devamı olarak okunuyor. Bu da Streisand Etkisi’nin sınırını gösteriyor: etki, yenilik ve şaşırtıcılık taşıyan müdahalelerde güçlü, rutinleşmiş ve öngörülebilir müdahalelerde zayıf.
F fazı bu tezi tersinden doğruluyor. İlk duruşma ve aynı gün gelen tahliye kararı, yani sonucu önceden bilinmeyen ve haber değeri yüksek bir an, hızı E fazının 3,5 katına çıkardı. Sönümlenen bir viral olay, uygun bir tetikleyici anla yeniden ivme kazanabiliyor; ama bu ivme kalıcı bir rejim değişikliği değil, geçici bir sıçrama. 29 Eylül 2026'daki 100.000'lik zirvenin ertesi günü artışın 10.000'e inmesi bunu gösteriyor.
G ve H fazları ise sönümlenmenin ikinci perdesi. G fazında günlük artış 55.000'den 25.000'e kadar kademeli indi ve 8-14 Ekim 2026 arasında bu bantta yatay kaldı. The New York Times ve BBC gibi uluslararası mecralarda çıkan röportaj ve haberlerin, tek günlük bir sıçrama yaratmak yerine düşüşü yavaşlattığını düşünüyorum. Elimde yalnızca kümülatif sayaç olduğu için bunu nedensellik olarak değil, bir okuma olarak sunuyorum. H fazında ise sayaç haber döngüsünden neredeyse bağımsız hale geliyor: günlük 10.000 bandı, yani B fazının günlük ortalamasının yüzde 1'inden azı. 24 Ekim 2026'daki TİP buluşması bile yalnızca bir günlük, iki katı bir kıpırdanma yarattı. Bu, haberin artık “yeni” olmaktan çıkıp arka plan ilgisine dönüştüğünün işareti.
Sonuç
Deniz Göktaş’a uygulanan her hukuki adımın, YouTube videosunun izlenme sayısına ek izlenme kazandırdığı, bu yazıdaki veri analiziyle açıkça ortaya konuyor; yalnızca etkinin her seferinde küçüldüğü de aynı veriden okunuyor. Bu açıdan bakıldığında, 28 Eylül 2026'da verilen tahliye kararı, etkisini azaltmaya çalışanlar için alınabilecek en isabetli karar olmuştur. Kanaatimce tutukluluk sürseydi izlenme rakamları daha da yükselecekti: zayıftan yana tavır alan, haksızlığa uğradığını düşündüğü kişiyi destekleyen bir toplumsal refleksle, Türk halkının ilgisi Deniz Göktaş özelinde daha da artacak ve izlenmeler yeniden tavan yapacaktı. Ekim 2026 verileri ise tahliyeden sonraki sürecin tam da beklenen şekilde seyrettiğini gösteriyor: izlenme artışının ivmesi zamanla azalıyor ve sönümleniyor.