Ekim 2026'da Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalar, Türkiye ile Azerbaycan arasında ciddi bir diplomatik krize yol açtı. Saral, 12 Ekim 2026'da Azerbaycan okullarındaki kılık kıyafet ve başörtüsü düzenlemelerini eleştirerek, "Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez. Eğitim hakkı hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemez" ifadelerini kullandı. Yetkisini aşarak Azerbaycan'ın iç işlerine bir müdahale olarak değerlendirilen bu çıkış, Bakü'de sert bir tepkiyle karşılandı.

İlham Aliyev yönetimi bu açıklamalara karşı hızlı bir refleks göstererek, aralarında Türk milletvekilleri ve siyasetçilerin de bulunduğu 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ülkeye girişini yasakladı. Ülkeye girişi yasaklanan bu isimler şunlardı:
Siyasetçiler
Fatih Erbakan – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı
Ömer Faruk Gergerlioğlu – DEM Parti Kocaeli Milletvekili
Ahmet Çakar – Eski MHP Milletvekili
Yahya Uğraş – HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı
Sait Seyitoğlu – HÜDA PAR Batman Mali ve İdari İşler Sorumlusu
Ömer Ulutaş – Toprak Partisi Genel Başkanı
Muharrem Çavuş – Eski AK Parti Boğaziçi Gençlik Kolları Başkanı (2020-2025)
Aydın Binboğa – Ekonomist ve siyasetçi
Gazeteciler ve Medya Mensupları
İsmail Kılıçarslan – Yeni Şafak yazarı ve TVNET programcısı
Yusuf Kaplan – Yeni Şafak yazarı ve gazeteci
Adem Özköse – Gazeteci, siyasi analist ve yazar
Murat Şahin – Akit TV program sunucusu
İrfan Kaya Ülger – Akit TV program sunucusu
Fatin Dağıstanlı – Akit TV program sunucusu
Mert Armağan – Gazeteci
Yaşar Yavuz – Gazeteci (Yeni Şafak, Diriliş Postası, Referans)
Muhammed Emin Yıldırım – "Köklü Değişim" dergisi ve medya grubunun İstanbul temsilcisi
Hakkı Eren – "Köklü Değişim" gazetecisi
Ahmet Barış İyison – İyison Medya ve Gazeteciabi projesinin yöneticisi
Akın Duru – TV8 ve Acunmedya çalışanı
Dursun Eker – Gazeteci, File Prodüksiyon Hizmetleri
Okan Aytaş – Gazeteci, Finansopia Medya sahibi
Erdinç Teğmen – Erte Medya sahibi
Akademisyenler, İlahiyatçılar ve Yazarlar
Mehmet Boynukalın – Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi profesörü, eski Ayasofya imamı
Halil Atakan Ay – İlahiyatçı
Mikail Ayyıldız – Dinî araştırmacı ve yazar
Ahi Aratoğlu – Araştırmacı yazar, şair ve sosyolog
Ahmet Sırrı Arvas – Şair, gazeteci ve yazar
Cüneyt Sezer – Blog yazarı, sosyolog ve siyasi analist
Sivil Toplum ve Diğer Alanlar
Serhat Koyuncu – Kamuoyunda sivil toplum faaliyetleriyle tanınan isim
Cem Özyurt – Blog yazarı
Krizin tırmanması üzerine Azerbaycan yönetimi, Ankara'dan resmen Oktay Saral'ın resmi görevinden alınmasını talep etti. İki ülke arasında yürütülen diplomatik temaslar ve özel elçilerin devreye girdiği kriz yönetimi sürecinin ardından,24 Ekim 2026 Cumartesi günü Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri aracılığıyla Saral'a görevden alındığı tebliğ edildi.Saral yaptığı açıklamalarda, ayrılığının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla gerçekleştiğini ve kararın doğrudan "Azerbaycan ile olan kritik münasebetler" nedeniyle alındığını doğruladı.

Bu gelişme, Azerbaycan basınında ve kamuoyunda doğrudan "Aliyev istedi, Saral gitti" ekseninde büyük bir diplomatik zafer olarak yorumlandı. Bakü merkezli medya kuruluşları ve siyasi analistlerin öne çıkardığı temel yaklaşımlar şu şekildeydi:
APA Haber Ajansı (Diplomatik Zafer): Azerbaycan'ın resmi tezlerine yakın olan APA, bu görevden almayı iki ülke arasındaki başörtüsü krizini sonlandıran bir adım olarak duyurdu. Saral'ın Türk medyasına yansıyan "Azerbaycan açıklamalarım nedeniyle ayrıldım" şeklindeki itiraflarını doğrudan okuyucusuna aktaran ajans,kararın Bakü'nün tavizsiz diplomatik baskısının bir sonucu olduğunu vurguladı.
Globalinfo ve TDT Zirvesi Şartı: Önde gelen haber portallarından Globalinfo, Saral'ın gidişini 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek olan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvesiyle ilişkilendirdi.Azerbaycan Eski Dışişleri Bakanı Tofik Zülfikarov'un Saral'ın ayrılmasının hemen ardından yaptığı "Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara zirvesi başarılı olacak!" değerlendirmesi, bu görevden almanın İlham Aliyev'in zirveye katılımı için ön koşul niteliğinde bir "diplomatik temizlik" olduğu şeklinde işlendi.
Gazeteci Aziz Alibeyli ("Okul Kurallarını Bakü Belirler"): İktidara yakın siyasi analistlerden Aziz Alibeyli,Saral'ın görevden alınışını Azerbaycan'ın egemenlik haklarının bir tescili olarak oldukça sert bir üslupla değerlendirdi: "Oktay Saral gibi insanlara ders olsun. Azerbaycan laik, hukuk devletidir. Okul kurallarını Bakü belirler, Trabzon Of'taki bir danışman değil."
Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) Çizgisi: İlham Aliyev'in liderliğindeki iktidar partisinin argümanlarını yansıtan platformlarda ise, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının, Azerbaycan'ın iç işlerine müdahale etmek için bir kalkan olarak kullanılamayacağı tezi vurgulandı.
Özetle, Türkiye iç siyasetinde bir danışman değişimi olarak yankı bulan bu olay, Azerbaycan medyasında Bakü'nün kırmızı çizgilerinin korunması, dışarıdan gelen müdahalelerin cezalandırılması ve İlham Aliyev yönetiminin Ankara üzerindeki diplomatik ağırlığının net bir göstergesi olarak geniş çapta kutlanmıştır.