Türkiye Ekonomisinde Paradigma Değişimi ve Yapısal Kırılma: Nureddin Nebati Dönemi (2021-2023) Kapsamlı Analiz
1. Özet ve Analizin Kapsamı
Nureddin Nebati Dönemi: Epistemolojik Bir Kopuşun Anatomisi
2 Aralık 2021'den 3 Haziran 2023'e kadar süren, "Türkiye Ekonomi Modeli" adı altındaki heterodoks deneyin, rekor enflasyonun ve meşhur "gözlerdeki ışıltının" tam dökümü.

Bu analiz, Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini 2 Aralık 2021 ile 3 Haziran 2023 tarihleri arasında yürüten Dr. Nureddin Nebati'nin bakanlık dönemini, uygulanan heterodoks ekonomi politikalarını, kamuoyunda geniş yankı uyandıran iletişim stratejilerini ve bu politikaların makroekonomik ve mikroekonomik uzun vadeli etkilerini derinlemesine incelemektedir. Çalışma, özellikle "Türkiye Ekonomi Modeli" (TEM) adı verilen ve düşük faiz-yüksek kur rekabetçiliğini hedefleyen stratejinin, enflasyon, gelir dağılımı, kamu maliyesi ve döviz rezervleri üzerindeki tahribatını nicel veriler ışığında analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Raporun özgün katkılarından biri, makroekonomik politikaların mikro ölçekteki yansımalarını incelemek adına, Bakan Nebati'nin ailesine ait olan B&G Store şirketinin finansal performansının bir vaka analizi olarak sunulmasıdır. Şirketin, kredi genişlemesi dönemindeki (2021-2022) agresif şubeleşme stratejisi ile ortodoks politikalara dönüşün yaşandığı 2024-2025 dönemindeki küçülme ve şube kapatma süreci, Türkiye ekonomisindeki döngüsel hareketlerin somut bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir.
Analizler; Nebati döneminin, yerleşik iktisat teorilerinden (ortodoks) "epistemolojik bir kopuş" iddiasıyla ayrıştığını, ancak bu deneyin sonucunda tarihi düzeyde enflasyon, döviz kurunda rekor değer kayıpları ve "Kur Korumalı Mevduat" (KKM) aracılığıyla kamu maliyesinde sürdürülemez bir yük oluştuğunu ortaya koymaktadır. 2025 yılı itibarıyla ortaya çıkan veriler, bu dönemin etkilerinin sönümlenmesinin uzun yıllar alacağını ve reel sektörde ciddi bir konsolidasyon sürecini tetiklediğini göstermektedir.
Kur Korumalı Mevduat (KKM): 60 Milyar Dolarlık Fatura
20 Aralık 2021 gecesi bir panzehir gibi sunulan KKM, zamanla kamu maliyesi üzerinde devasa bir kambura dönüştü. Reuters verilerine göre bu sistemin Türkiye ekonomisine toplam maliyeti yaklaşık 60 milyar dolar oldu.
TCMB Bilançosunda Tarihi Zarar
KKM yükünün Hazine'den Merkez Bankası'na devredilmesiyle birlikte, TCMB 2023 yılında 818,2 milyar TL zarar açıkladı. Bu, parasal genişleme yoluyla geleceğin "enflasyon vergisi" olarak topluma fatura edildi. Hormonlu büyüme ve yapay düşük faiz ortamı, sermaye transferini hızlandırdı.
2. Görev Değişimi, Politik Arka Plan ve Yeni Ekonomi Modeli’nin İnşası
2.1. Lütfi Elvan’dan Nureddin Nebati’ye Geçiş Süreci
Türkiye ekonomisi, 2021 yılının son çeyreğinde kritik bir yol ayrımına girmiştir. Merkez Bankası'nın faiz indirim döngüsüne girmesiyle birlikte Türk Lirası üzerinde artan baskı, o dönemki Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'ın ortodoks politikalara daha yakın duran duruşu ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin "faiz sebep, enflasyon netice" tezi arasında bir uyumsuzluk yaratmıştır. Bu sürecin sonunda, 2 Aralık 2021 tarihinde Lütfi Elvan görevden af talebiyle ayrılmış ve yerine yardımcısı Nureddin Nebati atanmıştır.
Nureddin Nebati, AK Parti'nin 4. Olağan Kongresi'nde MKYK üyesi seçilmiş, Genel Merkez Mali ve İdari İşler Başkanı olarak görev yapmış ve İstanbul ile Şanlıurfa milletvekilliği görevlerinde bulunmuş, siyasi kimliği güçlü bir figürdür. İş dünyası kökenli olan ve MÜSİAD gibi kuruluşlarda aktif rol alan Nebati'nin atanması, ekonomi yönetiminde "teknokratik" yaklaşımdan ziyade, siyasi iradenin ekonomi vizyonuyla tam uyumlu bir "politik uygulayıcı" döneminin başlangıcı olarak okunmuştur.
2.2. "Epistemolojik Kopuş" ve Teorik Çerçeve
Bakan Nebati'nin dönemi, sadece bir politika değişikliği değil, aynı zamanda iktisadi terminolojinin ve teorik referansların da kökten değiştiği bir süreç olmuştur. Nebati, göreve geldikten sonra yaptığı açıklamalarda, klasik iktisat teorilerinin (Neoklasik sentez) Türkiye'nin özgün koşullarını açıklamada yetersiz kaldığını savunmuştur. Bu yaklaşımın en kristalize olduğu an, Bakan'ın şu ifadeleri kullandığı konuşmasıdır:
"Neo-klasik ekonomi düşüncesinden epistemolojik bir kopuşu temsil eden heterodoks yaklaşım, günümüzde giderek ön plana çıkan davranışsal ekonomi ve nöro-ekonomi ile daha fazla önem kazanmaktadır." Epistemolojik kopuş"un temsilcisi Nebati'den ilk açıklama, BirGün, 4 Haziran 2023
Bu söylem, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadelede faiz artırımı gibi mekanik ve parasalcı araçlar yerine; beklenti yönetimi, davranışsal yönlendirmeler ve selektif kredi politikalarına odaklanacağının ilanıydı. Bakan Nebati, bu yaklaşımı savunurken "Biz iş adamıyla iş adamı gibi, çiftçiyle çiftçinin dilinden konuşuruz" diyerek, teorik karmaşıklığı pratik bir pragmatizmle birleştirdiğini iddia etmiştir. Ancak "epistemolojik kopuş" ifadesi, akademik ve piyasa çevrelerinde, ekonomi yönetiminin bilimsel gerçeklikten koptuğu şeklinde yorumlanmış ve uzun süre tartışma konusu olmuştur.
2.3. Türkiye Ekonomi Modeli (TEM) Vizyonu
Nebati döneminin temel doktrini olan Türkiye Ekonomi Modeli, şu varsayımlar üzerine kurulmuştur:
- Düşük Faiz: Politika faizinin düşürülmesi, yatırım maliyetlerini azaltacaktır.
- Yatırım ve Üretim Artışı: Ucuz kredi ile firmalar yatırımlarını artıracak ve üretim kapasitesi genişleyecektir.
- İhracat Odaklı Büyüme: Rekabetçi kur (değer kaybeden TL) sayesinde ihracat artacaktır.
- Cari Fazla: Artan ihracat ve ithal ikamesi ile cari açık kapanacak, cari fazla verilecektir.
- Fiyat İstikrarı: Cari fazla sonucu ülkeye giren döviz bolluğu, kuru aşağı çekecek ve enflasyon kalıcı olarak düşecektir.
Bu modelin uygulanması sürecinde, Nureddin Nebati, "Türkiye'nin bölgesel bir tedarik merkezi haline gelmesini" hedeflediklerini ve selektif kredi politikasıyla kaynakların tüketime değil, üretken alanlara yönlendirileceğini belirtmiştir. Ancak ilerleyen bölümlerde görüleceği üzere, bu teorik zincir, Türkiye'nin ithalat bağımlılığı ve küresel enerji fiyatlarındaki şoklar nedeniyle pratikte işlememiş, aksine ağır bir maliyet tablosu ortaya çıkarmıştır.
3. Makroekonomik Performans ve Göstergeler (2021-2023)

3.1. Enflasyonun Tarihi Zirveye Tırmanışı
Nureddin Nebati'nin göreve başladığı dönemde enflasyon zaten yükseliş trendindeydi, ancak uygulanan politikalar bu trendi hiper-enflasyonist bir sürece dönüştürmüştür.
- Başlangıç Koşulları (Kasım-Aralık 2021): Nebati göreve gelmeden hemen önce, Kasım 2021 itibarıyla Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık %21,31, aylık %3,51 seviyesindeydi. Daha endişe verici olan, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi'nin (Yİ-ÜFE) yıllık %54,62 seviyesinde olmasıydı; bu durum, maliyet baskılarının tüketiciye yansıyacağının net bir sinyaliydi.
- Enflasyonist Patlama (2022): Düşük faiz politikasında ısrar edilmesi ve kur şokunun maliyetlere yansımasıyla 2022 yılında enflasyon kontrolden çıkmıştır. Resmi TÜİK verilerine göre dahi enflasyon %85 seviyelerini görerek son 24 yılın zirvesine ulaşmıştır.
- Dönem Sonu Durumu (Haziran 2023): Nebati'nin görevi devrettiği Haziran 2023 döneminde, baz etkisiyle bir miktar gerilemiş olsa da TÜFE yıllık %38,21, aylık %3,92 olarak ölçülmüştür.
- Üretici Enflasyonu Farkı: Haziran 2023 itibarıyla on iki aylık ortalamalara göre TÜFE artışı %59,95 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran, hanehalkının alım gücünde dramatik bir erime yaşandığını göstermektedir.
Bakan Nebati, görev süresi boyunca enflasyonla mücadelede "baz etkisi"ne bel bağlayan bir iletişim stratejisi izlemiştir. Mayıs 2023'te yaptığı bir açıklamada, "Öncü göstergeler enflasyonun yüzde 50'nin oldukça altında ineceğini gösteriyor" diyerek, Aralık ayındaki baz etkisi kaynaklı düşüşü bir başarı hikayesi olarak sunmuştur. Nebati, "Enflasyonun boynunu kırdık" retoriğini kullansa da, fiyatların artış hızı yavaşlasa bile fiyat seviyelerinin kalıcı olarak yüksek kalması, halkın yaşam maliyeti krizini derinleştirmiştir.
3.2. Döviz Kuru Hareketliliği ve TL'nin Değer Kaybı
Nebati dönemi, Türk Lirası'nın değerini koruma işlevini büyük ölçüde yitirdiği bir dönem olmuştur.
| Tarih | Dolar/TL Kuru (Yaklaşık) | Olay/Durum |
| 1 Aralık 2021 | 12.93 - 13.33 | Göreve başlama öncesi/sırası |
| 20 Aralık 2021 | ~18.00 -> ~12.00 | KKM İlanı ve Müdahale |
| 2022 Ortalaması | Yükseliş Trendi | Kademeli Değer Kaybı (%29) |
| Mayıs 2023 | ~20.00 | Seçim Dönemi Baskılaması |
| Haziran 2023 | >23.00 | Görev Devri ve Serbestleşme |
Veriler incelendiğinde, Türk Lirası'nın 2021 yılında %44, 2022 yılında %29 ve 2023 yılında %37 oranında değer kaybettiği görülmektedir. Nebati'nin göreve başladığı hafta 13 TL bandında olan dolar kuru, görev süresi boyunca uygulanan tüm baskılama yöntemlerine, arka kapı satışlarına ve KKM enstrümanına rağmen tutulamamış ve görevi devrettiğinde 20 TL sınırını aşmıştır.
4. Kur Korumalı Mevduat (KKM): "Liralaşma" Adı Altında Dolarizasyon
Nureddin Nebati döneminin en tartışmalı ve finansal açıdan en maliyetli mirası, 20 Aralık 2021 gecesi duyurulan Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemidir.
4.1. Sistemin Mantığı ve Sunumu
2021 Aralık ayında dolar kurunun 18 TL'yi aşarak panik havası yaratması üzerine devreye alınan KKM, Bakan Nebati tarafından "Vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla Türk lirası mevduatlarını koruyacak. Kur oynaklığına karşı devletin güvencesi olacak" sözleriyle tanıtılmıştır.9 Amaç, dövize olan talebi kesmek ve TL'ye olan güveni (devlet garantisiyle) yeniden tesis etmekti. Nebati bu stratejiyi "Liralaşma" olarak adlandırsa da, sistem fiiliyatta mevduatları dövize endekslediği için teknik olarak "kamu eliyle dolarizasyon" anlamına gelmekteydi.
4.2. KKM'nin Maliyeti ve Hazine Üzerindeki Yük
Başlangıçta "geçici" ve "bütçeye yük getirmeyecek" bir enstrüman olarak sunulan KKM, döviz kurundaki artış devam ettikçe devasa bir servet transferi mekanizmasına dönüşmüştür.
- Toplam Büyüklük: KKM hesapları Temmuz 2023 itibarıyla 127,6 milyar dolar (yaklaşık 3.4 trilyon TL) büyüklüğe ulaşarak bankacılık sistemindeki toplam mevduatın %26'sını oluşturmuştur.9
- Bütçe ve TCMB Zararı:
- 2022 Yılı: Bütçeden mudilere ödenen kur farkı 92,5 milyar TL olmuştur.11
- 2023 Yılı: Bütçe yükü 59,5 milyar TL olarak görünse de, yasal düzenlemeyle yükün büyük kısmı Hazine'den alınıp Merkez Bankası'na (TCMB) devredilmiştir.11
- TCMB Bilançosu: KKM maliyetleri nedeniyle TCMB, 2023 yılında 818,2 milyar TL, 2024 projeksiyonlarına göre ise 700,4 milyar TL zarar açıklamıştır. Ekonomist Mahfi Eğilmez'in analizine göre bu zararların %90'ı doğrudan KKM kaynaklıdır.11
- Toplam Fatura: Reuters ve bağımsız ekonomistlerin hesaplamalarına göre, sistemin Türkiye ekonomisine toplam maliyeti yaklaşık 60 milyar ABD Doları civarındadır.9
Bu tablo, Bakan Nebati'nin "Destekleri bütçe disiplininden taviz vermeden sağlıyoruz" 7 açıklamasının gerçeği yansıtmadığını, bütçe açığının parasal genişleme yoluyla (TCMB bilançosu üzerinden) finanse edildiğini göstermektedir.
5. İletişim Stratejisi, Sensasyonel Açıklamalar ve Toplumsal Algı
Bakan Nebati'nin görev süresi, sadece ekonomik verilerle değil, aynı zamanda kriz dönemlerinde yaptığı alışılmadık, yer yer bilimsel temelden uzak ve halkın yaşam gerçekliğiyle çelişen açıklamalarıyla da hafızalara kazınmıştır. Bu açıklamalar, ekonomi yönetiminin "iletişim kazaları" olarak değil, bilinçli bir "algı yönetimi" çabası olarak değerlendirilmiştir.
5.1. "Gözlerimin İçine Bakın"
Bir televizyon programında sunucunun "Ekonomi rakamları ne söylüyor?" sorusuna verdiği yanıt, Nebati döneminin sembolü haline gelmiştir:
"Gözlerimin içine bakın, ne görüyorsunuz? Ekonomi rakam işi değildir, ekonomi temenni işidir, ekonomi güven işidir, ekonomi gözlerdeki ışıltıdır." 12
Bu açıklama, ekonomik güvenin somut verilere, şeffaflığa ve hukuk devletine değil; bakanın kişisel karizmasına ve iyimserliğine dayandırıldığını göstermiştir. Kriz derinleştikçe ve halkın alım gücü düştükçe, "gözlerdeki ışıltı" ifadesi muhalefet ve sosyal medya tarafından ironik bir eleştiri aracı olarak kullanılmıştır.
5.2. "Koyun Eti" Polemiği ve Gıda Enflasyonu
Türkiye'de kırmızı et fiyatlarının rekor kırdığı, kıymanın lüks tüketim maddesi haline geldiği bir dönemde Bakan Nebati'nin yaptığı şu açıklama, sosyolojik bir kopuşun belgesi niteliğindedir:
"Türkiye'de damak tadı değişti. Koyun eti ucuz ama tercih edilmiyor, kokusundan dolayı. Bunu da değiştirmek lazım." 14
Analiz: Bakan Nebati, et fiyatlarındaki pahalılığı yapısal bir tarım sorunu veya enflasyonist bir sonuç olarak değil, halkın "yanlış tercihi" ve "damak tadı" sorunu olarak çerçevelemiştir. Bu açıklama, Bağımsız Haber-Sen Genel Başkanı Halil Altay Kan tarafından, "İnsanlar at-eşek etinin bile tadını ayıramaz hale geldi, Bakan kokudan bahsediyor. Bakan temsil ettiği kesimin sorunlarından o kadar uzak ki..." sözleriyle sert bir şekilde eleştirilmiştir.16 Bu durum, bürokrasinin halkın yaşadığı yoksulluğu kavrayamadığı veya görmezden geldiği yönündeki algıyı pekiştirmiştir.
5.3. "Uyuyup Uyanacağız" ve Sabır Telkini
Enflasyonun ne zaman düşeceğine dair bir soruya verdiği, "Şöyle uyusak da 6 ay sonra uyansak... Çok farklı noktalara gideceğiz" yanıtı, ekonomi yönetiminin somut bir eylem planından ziyade, zamanın geçmesine ve baz etkisine bel bağladığı şeklinde yorumlanmıştır. Bu ifade, "ekonomiyi yönetmek yerine akışına bırakmak" eleştirilerini beraberinde getirmiştir.
6. Vaka Analizi: Nebati Ailesi Şirketi (B&G Store) ve Ekonomik Döngünün Mikro Yansıması
Bu bölüm, Nureddin Nebati'nin ailesine ait olan ve çocuk giyim sektöründe faaliyet gösteren B&G Store Mağazacılık A.Ş.'nin finansal ve operasyonel performansını incelemektedir. Şirketin seyri, Türkiye ekonomisindeki "ucuz kredi ile büyüme" (2021-2022) ve "sıkılaşma ile küçülme" (2024-2025) dönemlerinin mikro ölçekteki en net örneğini sunmaktadır.

6.1. Bakanlık Dönemi: Negatif Reel Faiz ve Agresif Büyüme (2021-2022)
Nureddin Nebati'nin bakanlık koltuğunda oturduğu dönem, piyasada krediye erişimin (seçilmiş sektörler için) kolay olduğu ve enflasyonun altında faiz oranlarıyla borçlanmanın teşvik edildiği bir dönemdi. Nebati'nin "Kriz olmasaydı büyüyemezdik" sözleriyle de teyit ettiği bu ortamda, aile şirketi belirgin bir büyüme ivmesi yakalamıştır.
- Şubeleşme Atağı: Bakanlık görevi boyunca (Aralık 2021 - Kasım 2022 aralığında), B&G Store 13 yeni şubeaçmıştır.12 Bu şubelerin bir kısmı İstanbul Havalimanı ve lüks AVM'ler gibi yüksek maliyetli prestij noktalarında açılmıştır.13
- Sermaye Artışı: Şirketin sermayesi, Temmuz 2023 itibarıyla (bakanlık görevinin hemen ardından) 2018 yılına kıyasla %1328 oranında artırılarak 3,5 milyon TL'den 50 milyon TL'ye yükseltilmiştir.17 Bu artış, şirketin enflasyonist ortamda varlıklarının değerlendiğini ve nakit akışının (o dönem için) güçlü olduğunu göstermektedir.
Bumerang Etkisi: Aile Şirketi B&G Store ve 2025 Gerçeği

Bakanlık dönemindeki "ucuz kredi" dopingiyle agresif büyüyen aile şirketi, ekonomide rasyonaliteye dönüşle birlikte sert bir daralma yaşıyor.
Nureddin Nebati'nin Şirketinin Matrah ve Şube Kayıpları
1- Kârda %50'lik Dev Erime
2023 yılında 26,6 milyon TL olan vergi matrahı, 2024 yılında 13,1 milyon TL'ye geriledi. Sıkı para politikası "hormonlu büyüme"yi bitirdi.
2- Kapatılan Şubeler (2024-2025)
İstanbul Havalimanı, İstiklal Caddesi ve Laleli gibi prestijli noktalarda toplam 14 şube kapatıldı. 2025'in ilk aylarında bile 3 önemli lokasyon terk edildi.
3- Yatırım İştahının Sonu
Nebati'nin "Kriz olmasaydı büyüyemezdik" itirafına uygun şekilde; faizlerin %50'ye çıkmasıyla yeni şube açılışları neredeyse durdu.
Elde edilen güncel verilere göre, şirket son 3 yılda toplam 14 şubesini kapatmış, bu kapanmaların büyük çoğunluğu Bakanlık sonrası dönemde gerçekleşmiştir.
Mehmet Şimşek yönetiminde geçilen rasyonel ekonomi politikaları; faizlerin %50 seviyesine çıkması, kredi kartı taksit sınırlamaları ve iç talepteki soğuma, perakende sektörünü doğrudan vurmuştur. Nebati'nin aile şirketi de bu makroekonomik değişimden kaçamamış ve "krizden teğet geçme" dönemi sona ermiştir.
6.2. 2025 Görünümü: Ortodoks Politikalar ve Finansal Daralma
Raporun bulguları şu temel sonuçlara işaret etmektedir:
Nureddin Nebati'nin Hazine ve Maliye Bakanlığı dönemi, Türkiye ekonomi tarihinde bir "istisna hali" olarak literatüre geçmiştir. Bu dönem, iktisat biliminin yerleşik kurallarının reddedildiği, "epistemolojik kopuş" iddiasıyla teorik temeli zayıf deneylerin uygulandığı ve sonuçlarının toplumun geniş kesimleri tarafından ağır bir maliyetle ödendiği bir süreç olmuştur.
7. Sonuç ve Değerlendirme
Sadece bir yılda kârlılıkta yaşanan yaklaşık %50'lik düşüş, Nebati dönemindeki "hormonlu büyüme"nin sürdürülebilir olmadığını ve sıkı para politikası ortamında şirketin ciddi bir küçülme stratejisine gitmek zorunda kaldığını kanıtlamaktadır. 2023 yılında hiç yeni şube açılmaması, 2024'te sadece iki, 2025'te ise bir şube açılabilmesi , büyüme iştahının tamamen kesildiğini göstermektedir.
- 2023 Yılı Matrahı: 26 milyon 646 bin TL.
- 2024 Yılı Matrahı: 13 milyon 130 bin TL.
| Dönem | Kapatılan Şube Sayısı | Önemli Kapatılan Lokasyonlar | Açıklama |
| 2024 | 4 Şube | İstanbul Havalimanı Terminal, Ataköy, Meydan AVM | Yüksek kira maliyetli noktalar terk edildi. |
| 2025 | 6 Şube | Eyüp (14 Ocak 2025), İstiklal Caddesi (15 Ocak 2025), Laleli(30 Nisan 2025), İst. Havalimanı İç Hatlar | Turistik ve ticari merkezlerdeki şubeler kapandı. |
| Toplam | 10 Şube (Son 2 yıl) | - | Agresif büyümenin geri alınması süreci. |
Finansal Erime (Matrah Analizi): Şirketin beyan ettiği vergi matrahı (kâr), iç talepteki daralmanın boyutunu gözler önüne sermektedir:

2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye ekonomisinin hala yüksek enflasyon ve mali sıkılaşma döngüsü içinde olması, Nebati döneminde atılan düğümlerin çözülmesinin ne kadar zorlu ve uzun bir süreç olduğunu ortaya koymaktadır.
- Ekonomik Tahribatın Kalıcılığı: Enflasyonun %85'lere ulaşması ve fiyatlar genel seviyesinin kalıcı olarak yükselmesi, orta sınıfı eritmiş ve gelir dağılımını bozmuştur.
- Mali Yükün Geleceğe Transferi: KKM uygulaması ile yaratılan 60 milyar dolarlık maliyet ve TCMB bilançosundaki devasa zarar, gelecek nesillerin ödeyeceği bir "enflasyon vergisi" olarak miras bırakılmıştır.
- Güven Unsurunun Zedelenmesi: "Gözlerdeki ışıltı" ve "Koyun eti" gibi gerçeklikten kopuk söylemler, devlet ciddiyetine olan güveni sarsmıştır.
- Sürdürülemez Büyüme Modeli: Nebati ailesinin şirketi B&G Store örneğinde görüldüğü üzere, düşük faiz ortamında sağlanan yapay büyüme, ekonomik rasyonaliteye dönüldüğünde yerini sert bir çakılmaya ve küçülmeye bırakmıştır.
8. Nureddin Nebati'nin Hazine ve Maliye Bakanlığı Döneminde Halk Tarafından Tepkiyle Toplayan Bazı İfadeleri
Nureddin Nebati’nin Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptığı dönem (2021-2023), özellikle Türkiye Ekonomi Modeli'nin (TEM) uygulamaya konulduğu ve yüksek enflasyonun yaşandığı bir süreçti. Bu dönemde kullandığı bazı ifadeler, ekonomi dilinden uzak ve fazla "iyimser" bulunduğu için kamuoyunda yoğun tartışmalara ve tepkilere neden olmuştu.
1- "Gözlerimin İçindeki Işıltı"
Ekonomik verileri sormak yerine gözlerindeki heyecana bakılmasını istemişti.
"Gözlerimin içine bakın, ne görüyorsunuz? Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır." 22 Aralık 2021
2- "Eflasyonun Belini Kırdık"
"Enflasyonun boynunu kırdık, artık düşüş trendindeyiz." 21 Aralık 2022
3- ""Epistemolojik Kopuş" ve Nöroekonomi"
"Epistemolojik kopuşu temsil eden heterodoks yaklaşım günümüzdeki nöroekonomi ile..." şeklinde devam eden oldukça karmaşık bir cümle kurmuştu.
"Neo-klasik ekonomiden epistemolojik bir kopuşu temsil eden heterodoks yaklaşım..." 29 Eylül 2022
4- "Enflasyonla Birlikte Büyümeyi Tercih Ettik"
Enflasyonu düşürmek yerine büyümeyi önceliklendirdiklerini belirten ifadesi halkın tepkisini çekmişti. 6 Haziran 2022
5- "Koyun Eti"
"Türkiye'de damak tadı değişti. Koyun eti ucuz ama tercih edilmiyor, kokusundan dolayı." 5 Nisan 2023
6- "Dilinden Konuşmak"
"Biz iş adamıyla iş adamı gibi, çiftçiyle çiftçinin dilinden konuşuruz." 4 Ekim 2022
7- "Uyumak"
"Şöyle uyusak da 6 ay sonra uyansak... Çok farklı noktalara gideceğiz." 21 Aralık 2021
8- "Dar Gelirliler"
"Dar Gelirliler Hariç Herkes Kazanıyor"
Bu ifade, Bakan Nebati'nin ekonomi yönetimindeki "itirafı" olarak uzun süre tartışılmıştı. 4-6 Haziran 2022
9- "Türk Lirası"
"Türk lirası en düşük durumda, daha ineceği bir yer yok, vatandaş rahat olsun." 22 Mart 2022
10- Açıklama değil ama BONUS olacak hareketi:
Yer Kapma Çabası
Not: Bu analiz yazıdaki içerik, kamuya açık resmi veriler, bakan açıklamaları ve ticaret sicili kayıtları derlenerek oluşturulmuştur.